Üye Girişi

Üye Girişi

BECERİKSİZLİK Mİ? İHANET Mİ?

31 Eki 2017

Bu iki tipten de nefret ediyorum!..
Birisi dün devletin bütün dinamiklerini berbat edip, ama bugün utanmadan devlet kavramının arkasına saklananlar!..

Diğeri de MHP‘nin bütün dinamiklerini, Ülkücü hareketin bütün yuvalarını tarumar edip, ama bugün yine o kavramların, o tabelaların, hatta o yuvalara şan şeref kazandıran Ülkücü Hareketin yani Türk-İslam ülküsünün arkasına saklanmaya çalışanlar!..

Biri kendine karşı olanları Türk Devletine karşıymış gibi göstermeye çalışıyor.
Diğeri de kendine karşı olanları MHP‘ye ve Ülkücü harekete karşıymış gibi göstermeye çalışıyor...

Hiç biri de demiyor ki;
“Yahu karşı olunan bizleriz, karşı olanlar bizim keyfi tutumlarımıza karşı, yoksa ne vatandaşın devletiyle bir zoru vaaar, ne de bir ülkücünün bir Türk Milliyetçisinin MHP ve Ülkücü hareketle zoru var..„ onların zoru bizimle demiyor...

...........

Hadi birini geçiyorum!
Onu bütün millet tanıyor, biliyor ve notunu da veriyor!...

Ama diğerini ben tanıyorum ben ben...
O nereye saklanmaya çalışırsa çalışsın onun ben ciğerini biliyorum ciğerini...

Meselâ bugün Salı ya yine konuştu!..
Yine ister istemez kulak misafiri oldum...

Yahu bu kadar olmaz ki!
Bu kadarına pes doğrusu!
Mart kedisi gibi maşallah(!) Önüne gelenle haltlar karıştıran kendisi, sonra tutup “Miyavv... Miyavvv..„ diye bağıran yine kendisi...

Sanki yuvasını terkedenler kendiliğinden terketti...
Sanki başka parti kuranlar keyfinden kurdu...

Arkadaş(!) herkesi yuvasından kovan sensin, kovamadığını disiplin kurulu veya mahkeme kararları aldırtarak zorla yuvasından atan sensin...
Yola çıktıklarını, yolda buldukların için satan yine sensin...

Ama hala utanmadan sütten çıkmış ak kaşıklık taslıyor ve yüzlü yüzlü konuşuyorsun!

O ayrılıp gidenleri, o ayrılıp başka parti kuranları benim tenkit etme hakkım var.
Ben onları tenkit edebilirim.
Ben onlara “Hey... Beyler... Bayanlar;
Size Ozan Arif‘ten daha fazla zulüm mü yapıldı da hemen ayrıdınız?
Ben her türlü iftiraya, her türlü zulüme, her türlü saldırıya hatta her türlü adli zorlamalara rağmen, her türlü dışlanmama, taraftarlığımın bile istenmemesine rağmen(!) o üç hilalin gölgesinden ayrılmıyorum da size ne oluyor?..„ diyebilirim...

Ama ben bile sizin MHP‘yi kötü idare etmeniz yüzünden onlara bunu diyemiyorum...

Destek olmuyorum ama köstek de olmuyorum!...

Çünkü; Sizin zulmünüze herkes benim kadar dayanıklı değil...
İnsanlar siyaset yapmak istiyor...
Onlarla benim tek farkım da bu zaten!
Onların derdi siyaset yapmak...
Benim derdim ise baba ocağı gibi gördüğüm MHP‘yi sizin gibi ne idüğü belirsizlerden kurtarmak, temizlemek...

Ben onlara “bu temizlik gayretimde beni yine yalnız bıraktınız, kendiniz dayanıklılık gösteremediğiniz gibi, 20 yıldır zor topladığım (bu temizlikte bana yardımcı olacak olan) yürekleri de takıp peşinize gittiniz..„ diye, sitem edebilirim...

Ama senin ve avanenizin yani sizin böyle bir şey deme hakkınız yok... Yok... yok.

Zira gidenler hep sizin keyfi tutumunuz, sizin zulmünüz, sizin egonuz yüzünden gitti...
O sebeple konuşmayın... Hele hele kendinizle tezat teşkil edecek cümleleri hiç kurmayın...
Yahu dinleyenleri aptal yerine bari koymayın aptal!..

Ne demek yani;
“Milliyetçi Hareket Partisi’ni karalamak için komut alanlar, kötülemek için vicdanlarını aldıranlar yaklaşık iki yıllık süre zarfında gerçek yüzlerini fazlasıyla göstermişlerdir..„ bu cümleyi kurarak suçu kimin üzerine atmak istiyorsunuz?..

Bu cümlenin esas muhatabı tamamen kendinizsiniz!...
Ne iki yılı yirmi yıldır yirmi... Esas kendiniz aldığınız komutu yerine getiriyorsunuz ve nerdeyse getirdiniz de...
Az daha devam ederseniz MHP‘nin otel lobilerinde kongresi yapılan “Anap„tan, “Dyp„den, “Dsp„ farkı kalmayacak...

Ne demek yani;
“Milliyetçi Hareket Partisi kula kulluğu reddeden muazzam bir mizaca, teslimiyet ve tavizi elinin tersiyle iten muhteşem bir maziye sahiptir ve böyle de kalacaktır..„ diyerek, kendi ayıbınızı kapatmaya mı çalışıyorsunuz?
Sizin MHP‘de kendinize kul-köle yapmadığınız kaç kişi kaldı?
Siz, size adamlığı reddedip davasının adamı olmaya çalışanları partisinden tutup tutup atmadınız mı?

Üstelik utanmadan diyorsunuz ki;
“Her rüzgara yelken açsaydık, her akıntıya düşüncesizce kapılsaydık, her çağrıya gözü kapalı uysaydık, sorarım sizlere bugüne kadar nasıl var olacak, nasıl ayakta kalacaktık?„
Ne demek şimdi bu? Her rüzgara yelken açmadığınız için mi, Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alan, okullardan andımızı, dağdan-taştan “ Ne mutlu Türk‘üm diyene „ sözünü, resmi dairelerden T.C ibaresini kazıyıp kaldıranların kucağına oturdunuz?!

Bir de şu lafa bakar mısınız;
“Milliyetçi Hareket Partisi haklıymış, ama hak ettiği sonucu alamamışş..„

Günaydın!..
Milliyetçi Hareket Partisi‘nin haklı olduğunu herkes biliyor...
Zaten Milliyetçi hareket partisini kimse yargılamıyor ki...
Millet sizi yargılıyor sizi...

Sizin yüzünüzden Millet verdiği seksenin kırkını geri aldı...
Sizin yüzünüzden Millet kurtulmak istediği yılana tekrar sarıdı...
Nerden çıktığı belli olmayan sizin gibiler yüzünden millet tarladan çıkanlara rağbet etmeye başladı...

Şimdi de tutmuş utanmadan Oğuz Kağan‘ın sözünden medet umuyorsunuz!
Oğuz Ata ne demiş?
Demiş ki;
“Siz birbirinizden ayrılırsanız, hepinizi ok gibi birer birer kırıp parçalarlar. Oysa birlik olursanız, hiçbir güç sizi yıkamaz, kıramaz.” demiş...

Peki sizin bu sözü ağzınıza, dilinize almaya hakkınız var mı?
Siz değil misiniz herkesi birer birer ok gibi kırıp kırıp parçalayan...
Sizin birlikle, beraberlikle ne alakanız var da utanmadan konuşuyorsunuz?
Birliği ve beraberliği sizin kadar istismar eden, sizin kadar tahrik ve tahrip eden kim var da yalandan laf salatası yapıyorsunuz?

Yahu insan da ar olur ar...
Hal böyle iken nasıl da utanmadan arlanmadan vatandaşlara çağrı yapıyor,
“Gelin bir olalım, diri olalım, iri olalım..„ gibi, sizinle tam tezat teşkil eden cümleler kurabiliyorsunuz?..

Şimdi şu yeni parti kuranlara bir bakın!..
Bunların hepsi sizin bulup getirdikleriniz, sizin millet vekili yaptıklarınız, sizin bakan yaptıklarınız, sizin meclis başkan yardımcısı yaptıklarınız hatta sizin delege yaptıklarınız...
Siz, sizi omuzlarında oraya taşıyanlarla hatta kendi bulup getirdiklerinizle birlik beraberlik içinde olmadınız da vatandaşla nasıl birlik ve beraber içinde olacaksınız?..
Boş boş konuşup duruyorsunuz!

Eğer bu dediğinizde zerre kadar samimi iseniz,
Eğer bu Milletin birlik ve beraberlik içinde olmasını arzu ediyorsanız,
Eğer özellikle Ülkücülerin Başbuğ‘umuzun zamanında olduğu gibi tek yürek, tek bilek olmasını istiyorsanız...

Önce siz MHP‘nin yakasını bırakın, MHP‘yi samimi dava adamlarına teslim edin, bırakın ülkücüler kendi yuvalarını kendileri idare etsinler.

.........

Siz gittiğiniz an göreceksiniz ki; Ne eski kurulan ne yeni kurulan hiç bir parti kalmayacak, ayrı ayrı akan derelerin birleşip nehir olması gibi Ülkücüler tekrar MHP‘de kucaklaşıp coşkun seller gibi akmaya başlayacaktır.

Ben buna inanıyor ve iman ediyorum.
Buna inanıp buna iman ettiğim için de tam 37 sene önce dedim ki;
“Ölmez bu Hareket, ölmez bu Dava..„

Ama siz inat ederseniz,
siz böyle ülkücülerden değil de siyasi erk sahplerinden güç alarak o yuvayı işgal etmeyi sürdürürseniz!..

Onu da söyliyeyim;
İşte o zaman “Olmaz bu hareket, olmaz bu dava!..„

Belki size faydası olur diye, yazımı Başbuğ‘umuzun şu sözüyle bitiriyorum;

"Beceriksizlikle ihanet arasında kıldan ince bir çizgi vardır.
Beceremediği halde makam - mevki işgal etmek en büyük ihanettir..."


31 Ekim 2017,
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de


  • Ettiler
    Yine duygulandım, yine içlendim, Neden beni terk-i sıla ettiler, Söyledim suçlandım, yazdım suçlandım, Ömrümü çekilmez çile ettiler.
    Devamını oku...
  • MERHABA
    Selam vermek şart elbet, Selam, selam merhaba. Başlamadan muhabber, Selam, selam merhaba.
    Devamını oku...
  • KOYNUMUZDA BESLENMİŞ...
    Ah Başbuğ'um bazısının gözleri,Timsah gibi hep yalandan ıslanmış!Sen gidince kandırmışlar bizleri,Meğer düşman koynumuzda beslenmiş...
    Devamını oku...