Üye Girişi

Üye Girişi

OSMAN AĞA’M!..

18 Eki 2017

“Aluc(u)ra'lıyam bilin kazamı,
 Sefer ettim vücudumu, azamı,
 Bu Mülk-ü Dünyaya İslam Nizamı,
 Kurana kurbandır bu canım benim..„

Bir destanımda geçen bu dörtlüğümden dolayı benim (Samsun/Terme doğumlu olmama rağmen) Alucra‘lı olduğumu hatta Alucra'nın eski adı "Hapu" yeni adı "Yükselen" köyünden olduğumu çokları bilir...

Peki Alucra neresi?
Alucra Giresun‘a bağlı iklimi sert, yiğidi mert bir vatan köşesi...
Bir küçük kasaba...

Yani ben aynı zamanda Giresunluyum...
Giresun benim Vilayetim...
Giresun Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin banilerinden (kurucularından) biri olan, "Topal Osman Ağa"nın dünyaya geldiği şehir...

Haaa...
Şimdi "Topal Osman Ağa" da kim diyenler varsa, Topal Osman‘ın hakkında olumlu-olumsuz bir yığın kitaplar var bulsunlar kaynaklardan araştırsınlar.
Ama tam gerçeği öğrenmek isteyen varsa aşağıya kapak resmini koyduğum Kırıkkale doğumlu ‘Ümit Doğan, isimli kardeşimizin;
“Mustafa Kemal‘in Muhafızı, TOPAL OSMAN„ isimli eserini muhakkak okusunlar...

Çünkü bu konuda “Rahmetli Prof. Toktamış Ateş„ hoca‘ya bir televizyon proğramında dediğim gibi ağzı olan konuşuyor!

Sonra Topal Osman aynı toprakların evladı olmam nedeniyle, benim atam...
Benim dedem…

Bu satırları da onun için yazıyorum zaten!
Daha açıkçası ta 1986 tarihinde Torunu olmaktan hep gurur duyduğum Topal Osman Ağa‘mı anlatmaya çalıştığım bir destan yazmıştım...
O destanı sizinle paylaşmak için yazıyorum!

“Neden topal Osman Ağa için bir destan yazmıyorsun?„ diye soran hemşehrilerime bile yazdığımdan hiç bahsetmediğim bir destan bu...
O tarihlerde yazmama rağmen hiç yayınlamadım, hiç bahsetmedim çünkü;
Hep daha iyisini yazmalıyım ondan sonra yayınlarım diye düşündüm...

Düşündüm ama, daha iyisini yazayım derken baktım ki hazır yazılmış olanı da unutmak üzereyim.
Bu gün dosyalarımı karıştırırken elime geçti...
En iyisi beğenseniz de, beğenmeseniz de doğru olan sizinle paylaşmak diye düşündüm...
Paylaşırsam hiç olmazsa dosyalarımın arasında kayıp olmaz, birileri de bir yerlere not eder diye aklımdan geçti...

Gelin şimdi bir şeref abidesi olan ve yaşadığı hayatın her anı bir destan olan dedeyi, onun torunundan dinleyin...

Dedim ya her anı bir destan olan Topal Osman Ağa'yı sadece 19 kıtadan oluşan bir destana sığdırmak mümkün değil...

Hatamız, kusurumuz affola...


18 Ekim 2017,
Samsun

…………………..

OSMAN AĞA’M!..

Torununum amma görmedim seni,
Okuyup öğrendim ben Osman Ağa’m…
Çocuk iken bile oynarken hani,
En önde olmuşsun en, Osman Ağa’m…

Ağırbaşlı daha genç bir yiğittin,
O genç yaşta Balkan Harbine gittin…
Gazi olup döndün, sandılar bittin…
Hâlbuki şen döndün şen Osman Ağa’m…

Şen dönmüştün çünkü gazi olmuştun,
Sağ dizinden bir şarapnel almıştın,
Genç yaşında ondan topal kalmıştın,
Ün oldu o halin ün Osman Ağa’m…

Nerde geçse “Topal Osman„ın adı,
Ermenisi, Rum’u bastı feryadı!..
Giresun’un en şerefli evladı,
Bana göre sensin sen Osman Ağa’m…

“Harşıt„ deresinde kurarak pusu,
Bozguna uğrattın işgalci Rus’u,
Hele o kudurmuş Rum’u, Pontus’u,
Men ettin hayattan men Osman Ağa’m!..

Sen var iken yara açamadılar,
Türklerin kanını içemediler!
Çoğunu geberttin kaçamadılar,
Çalamaz oldular çan Osman Ağa’m!..

Ermeniyi, Rumu önüne kattın,
Tüm Karadeniz’den kazıyıp attın,
Kararan talihi sen aydınlattın,
Tan doğdu seninle tan Osman Ağa’m!..

Türk’ün düşmanına hep sancı oldun,
Sen Türk’ün adeta bir hıncı oldun!
Kınına sığmayan kılıncı oldun,
Seni zapt etmedi kın Osman Ağa’m!..

Kınından bir çıktın, bilmedin yılma,
Silme cesarettin, vallahi silme…
Çünkü ta Asya’dan, Oğuzdan gelme,
Cevherinde olan gen Osman Ağa’m!..

Bu teşhistir teşhis, bu bir tanıdır…
Soyun Oğuzların, Çepni yanıdır,
Katıksız hakiki Türk’ün kanıdır,
Damarında gezen kan Osman Ağa’m…

Şanın ve şöhretin destanken dile,
Hele şu Havza’ya gelişin hele!..
Orda Atatürk’le verip elele,
Yön çizdin Millete yön Osman Ağa’m…

Darda iken Yurdun, Milletin darda,
En doğru kararı verdin sen orda!
Afyonkarahisar, İscehisarda,
Tarih yazdın tarih dün Osman Ağa’m!..

Şerefinle, namusunla, arınla,
Malınla, canınla bütün varınla,
Kurduğun gönüllü alaylarınla,
Şan saldın Vatan’a şan Osman Ağa’m…

Sen yükü taşıyan direklerdensin,
Yunanı kürüyen küreklerdensin,
Bu devleti kuran yüreklerdensin,
Can verdin devlete can Osman Ağa’m!..

Buna rağmen buna, giderken önde,
Zerre kadar bir suç, yok iken sende,
O meçhul “Şükrü Bey„ meselesinde,
Zan altında kaldın zan Osman Ağa’m…

Oysaki sen haksızları susturdun!
Asileri yakaladın, kıstırdın!..
Ve Koçgiri isyanını bastırdın,
Kin duydular sana kin Osman Ağa’m!..

Kin duyanlar sana pusu kurdular!..
Gelip oturduğun evi sardılar,
Bir Nisan akşamı seni vurdular,
Gün görmeden gittin gün Osman Ağa’m!..

Gitsen de doğrusun gitsen de haksın,
Seni haksız bulan kendine baksın!
Kıyamete kadar yaşayacaksın,
Veremezler sana son Osman Ağa’m!..

Bu destan bir nebze senin tarifin,
Tarif de destanı yazan Arif‘in...
İnan ki torunun Ozan Arif‘in,
Gönlünde hansın sen, Han Osman Ağa’m


1986

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de


  • Ettiler
    Yine duygulandım, yine içlendim, Neden beni terk-i sıla ettiler, Söyledim suçlandım, yazdım suçlandım, Ömrümü çekilmez çile ettiler.
    Devamını oku...
  • MERHABA
    Selam vermek şart elbet, Selam, selam merhaba. Başlamadan muhabber, Selam, selam merhaba.
    Devamını oku...
  • KOYNUMUZDA BESLENMİŞ...
    Ah Başbuğ'um bazısının gözleri,Timsah gibi hep yalandan ıslanmış!Sen gidince kandırmışlar bizleri,Meğer düşman koynumuzda beslenmiş...
    Devamını oku...