Üye Girişi

Üye Girişi

NE GÜZEL YILLARMIŞ MEĞER O YILLAR!..

15 Ağu 2017

Biliyorum sizi pek ilgilendirmeyecek ama, beni çok ilgilendiriyor!

İnsan bazen maziye takılıp kalıyor işte, bu gün benim takılıp kaldığım gibi.

Dosyamı karıştırırken 13 haziran 2015‘te yazdığım bir destan geçti elime.
O destanı o tarihte Perşembe Öğretmen Okulu mezunlarının Çarşamba da bir araya gelip, birlikte yemek yiyerek okul günlerimizi yad ettiğimiz toplantımızda okumuştum.

Yani okuduğum gün bile her geçen dakikamız, her aldığımız nefes gibi mazi olmuş da farkında değilim.
Hatta o gün aynı masada oturduğum iki can arkadaşım bu fani dünyadan göçüp gitmişler bile...
Selahattin Çelebi yok...
Nazif Kılıç yok artık...
Kim bilir daha kimler yoktur da, ondan da benim haberim yok tabi…

Hatta o gün o destanı şöyle bitirmişim.

"Ozan Arif der ki; yıl yıla ersin,
Artık bu yemeği hep eksik yersin!
Allah size uzun ömürler versin,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar…“

Bundan sonra yesek bile o topluca yediğimiz yemekler hep eksik yenilecek.
Bu dünyanın kanunu böyle.

Hülasa düşünüyorum da dünkü günlerimizin değerini idrak edemeden bu günlere gelmişiz.

İnsanız işte!
Bu tecrübeye rağmen belki de bu gün, bu günlerin de değerini anlamadan kavuşmamız garanti olmayan yarınları bekliyoruz ve o yarınlara göre hesap yapıyoruz.

Şimdi ya nasip diyerek,
Perşembe Öğretmen Okulu mezunlarına armağan ettiğim o destanla sizleri başbaşa bırakıyorum.

Baştan söylediğim gibi sizi pek ilgilendirmeyecek.
Ama yine de bir göz atsanız iyi olur diye düşünüyorum.
Zira bu dünyaya gelmiş her insanın böyle olmasa bile buna benzer günleri vardır...

Selam ve muhabbetle efendim.


15 Ağustos 2017,
Samsun 

Not;
Memleketin gündemi arasında kayıp olmaktan, bu destanı yayınlamakta geciktiğim için o gün bir araya geldiğimiz okul arkadaşlarımdan özür diliyorum.
Ne yapalım nasip bu güneymiş.

……………………………..

NE GÜZEL YILLARMIŞ MEĞER O YILLAR!..

Hey gidi Perşembe yılları hey... Hey...
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...
Hayal etmek bile çok güzel bir şey,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

Bir adı Perşembe bir adı Vona,
Ne zaman hayalim uğrasa ona,
Buruk bir mutluluk yaşatır bana!
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

Perşembe Öğretmen Okulu demek,
Üç yıllık bir rüya, üç yıllık emek...
Hiç mümkün mü kıymetini bilmemek,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

O seneler bir nimetmiş, görmezdik!
Görmeyince idrakine ermezdik...
Şimdi geri gelse neler vermezdik,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

O ilk mülakata girdiğimiz an!...
Ne müthişti duyduğumuz heyecan,
Yan be gönül şimdi o yıllara yan...
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

O zamanlar sanki kapı gibiydik!
Kapı ne?.. Yıkılmaz yapı gibiydik...
Her birimiz sıhhat küpü gibiydik,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

Ne faliyet varsa hepsinde vardık...
Yerimizde duramazdık kaynardık,
Mandolinle halay çeker oynardık,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar…

Ama şimdi bakın, ne hale geldik!..
Kocaldık, büküldük, artık eğildik,
O zamanlar pek farkında değildik,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

Hatırımda değil hangisi çoktu!
Yatılı, gündüzlü farkımız yoktu,
Ayrım yapana da karnımız toktu!
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

Hele yatılılar, sanki gardaştık...
El ele vererek zorluklar aştık!
Üzüntü paylaştık, sevinç paylaştık,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

Ne müsade vardı, ne izin-mizin,
Sizinki benimdi, benimki sizin!
Gömleğini giydik birbirimizin,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

Gün aşırı yiye yiye bıkardım,
Sazı alır karşınıza çıkardım,
Kuru fasulyeye türkü yakardım!
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

Etütte sarılıp battaniyeye,
Nasıl çalışırdık sınav var diye...
O anlarmış bize büyük hediye,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar…

Onlardan günümüz, gecelerimiz,
Bir hatıra taşır nicelerimiz,
Güzel insanlardı hocalarımız,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

Hocalardan hariç personel haza,
Çamaşırcı kadın, ekmekçi rıza,
Fikret ağbi az mı tost yaptı bize,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

Çok gittim sonradan Perşembe‘ye çok,
Gittikçe bağrıma saplandı bir ok!
Bina orda ama okulumuz yok!
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...

Ozan Arif der ki; yıl yıla ersin,
Artık bu yemeği hep eksik yersin!
Allah size uzun ömürler versin,
Ne güzel yıllarmış meğer o yıllar...


13 Haziran 2015
Samsun / Çarşamba

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de