Üye Girişi

Üye Girişi

EY VATAN; BAŞIN SAĞ OLSUN! AHMET ER UÇMAĞA VARDI...

30 May 2017

Onun ben kendinden önce sesini tanımıştım...
Şimdiki gibi televizyon veya günümüz iletişim araçlarının, hiç biri yoktu o zamanlar...
Uzun, orta, kısa diye adlandırılan üç dalgalı, (hele taşrada) zar-zor çeken radyolar vardı sadece.
Ancak radyo denen alet de herkeste yoktu tabi...

Ülkücülüğe yeni adım attığım çağlardı, seçimlerde partilerin 8-10 dakikalık tek istasyon olan TRT‘den seçim konuşmaları olurdu...

İşte o dönemler sesini cızırtılı radyodan dinleyip, etkisinde kaldığım MHP adına konuşan 3-5 isimden birisiydi O.
Diğerlerinin de (hepsinin olmasa bile bazılarının) seslerini ve seslerindeki tavırlarını hatırlıyorum...
Başta Başbuğumuz Alpaslan Türkeş olmak üzere, Dündar Taşer, Recep Doksat, Faruk Akkülah ve Ahmet Ağabey benim dinlemeye doyamadığım isimlerdi...

Artık bunların hiç biri yok.
Hani derlerya “beyaz atlara binip binip gittiler„ diye, işte onlar da adeta beyaz atlara binip binip ayrıldılar dünyadan...
Allah hepisine rahmetiyle muamele eylesin inşallah...

İşte onlardan günümüze kadar yaşayan “Ahmet Er„ Ağabeyimizi de en son dün kayıp ettik...
Ve bugün Manisa'daki köyünün camisinden, köyünün mezarlığına, yani ahirete uğurladık.

Rahatsızlığım sebebiyle son yolculuğunda yanında olamadım.
Gittiği için ayrı, bunun için ise ayrıca üzgünüm...
Kader ne diyebilirim ki? Ancak bedenim orada bulunamasa da, ruhum o tabutun altında idi.
Yani ellerim, ellerimle beraber yüreğim, onu alıp götüren o beyaz atın üzengisine dokundu dokundu...

Neden biliyor musunuz?
Sesinden sonra kendini de yakından tanıdım da ondan dokundu...
O cızırtılı radyolardan hayran olduğum o samimi sesle ve o sesin sahibi Ahmet Er Ağabeyimizle, çok sohbetlerim oldu çok...

Tanıdıkça gönül adamlığını, tanıdıkça o muhteşem alpliğini, erenliğini keşfetmiştim.
Tanıdıkça duruluğunu hatta istismara bile müsait derecede temizliğini farketmiştim.

Siyaset bataklığına girip, üstü çamur olmayan birkaç adam bilirim.
Bence onlardan birisiydi Ahmet Ağabey! Çünkü o siyaseti (yaptığı zamanlar) bile iyilik için, güzellik için yapan biriydi.
Her şeye iyi bakmak... Her şeye güzel bakmak...
Adeta onun sanatıydı diyebilirim.
Hani oklu kirpiyi bile görse “pamuk gibi maşallah„ diyebilen yürekler vardırya, işte o yüreklerdendi Ahmet Er...

O sebeple olsa gerek ki;
Derdin, sıkıntının, hatta zulmün içinde bile iyiyim demeyi beceren, mutlu olmayı başaran kişilerdendi o...

“İyi insan ya da mutlu insan, iyiye uygun yaşayan, böyle yaşamayı alışkanlık haline getiren insandır. Eylemde bulunurken bile, başka bir amaçla değil; salt, iyi olduğu için iyiyi gerçekleştirmek isteyen insandır..„ derler...

Hah işte tam da bu tarifin adamıydı Ahmet Er...

Onunla ilgili biyografik bilgi vermeyeceğim.
Arayan, merak eden arama motorlarına “Ahmet Er„ yazarsa yeteri kadar bilgi bulur zaten.

Sadece şu kadarını söyliyeyim;
Biri Hindistan‘da sürgün yaşarken, biri Libya‘da aynı kaderi paylaşıyordu! Başbuğ‘umun can yoldaşı ve tıpkı onun gibi bir destan hayatın sahibiydi vesselam...

........

Yolun açık olsun ey iman abidesi...
Yolun açık olsun ey içi-dışı bir adam!
Son telefon konuşmamızda ki helâlleşmemizi, helâlleşirken konuştuklarımızı hiç ama hiç unutmayacağım!

Bizde, daha doğrusu bizim nesilde çok hakkın var Ahmet Ağabey...
Bizden yana helâldir!
Sen de hakkını helâl et bize...

Başbuğ‘uma, Muhsin Başkan‘a ve cümle şehitlerimize selam söyle.
Sana Cenab-ı Allahtan rahmet dilerken geride kalan, evlatlarına ve ülküdaşlarına da sabırlar diliyorum.

Ve diyorum ki;
Ey vatan başın sağolsun!
Çünkü eşi bulunmayacak evlatlarından birini daha kayıp ettin.
Ahmet Er uçmağa vardı...

Güle güle Ahmet Ağabey güle...


30 Mayıs 2017,
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de