Üye Girişi

Üye Girişi

EVET-HAYIR KAVGASI,

24 Mar 2017

VE BU KAVGADAN NEMALANANLAR!..

Hayretle izliyorum!..
Milleti birliğe, beraberliğe yönlendirmesi gereken beyler(!)
Vatandaşı birbiriyle kucaklaştırması gereken siyasiler tam aksine kendi çıkarlarına göre netice almak için halkı germekle, birbirine düşman etmekle hatta kavga ettirmekle meşguller...

Bırakın ayrı siyasi görüşte olanları, aynı siyasi görüşte olanların arasına bile ikilik sokmaktan, onların birbiriyle didişmesinden medet umanlar var!
İnanın aynı ailenin fertleri arasına bile nifak tohumları ekilmiş durumda...

Bütün bunlar ne için?
Vatan için mi?
Millet için mi?
Din için, devlet için mi?
Elbette değil!
Ne alakası var...
Sadece birilerini keyf etmek için!..
Sadece birilerine, ölene kadar dokunulmazlık kazandırmak yani hesap sorulmaz hale getirmek için!..

Düğünü olsa beraber yapacak, ölüsü olsa beraber kaldıracak insanlar,
camilerde aynı kıbleye dönüp omuz omuza saf tutan yürekler adeta darma dağın durumda...
Yok evet, yok hayır...
Yok şöyle, yok böyle...

Halbuki bizleri geren, bizleri birbirine düşüren bu siyasiler yarın meclis lokantasında aynı masaya oturup şen şakrak kahkahalarla yemek yiyecekler, birbirlerine çiğ köfte, baklava yedirecekler biz ise birbirimizle  kavga ettiğimizle kalacağız...

Yalan mı söylüyorum...
Dün birbirine it yese iti kudurtacak sözler söyleyenler, bugün birbirinin kıçını yalamıyorlar mı?

Bunlar için milletin birbirini üzmesi doğru mu?
Bunlar kadar senin, benim yani bizim aklımız yok mu?
Mecbur muyuz bunların dediğine dedik, çaldığına düdük demeye?

Düşünürsek önümüze konan dayatmaların iyi mi, kötü mü olduğunu biz de anlarız...
Doğru mu, yanlış mı olduğunu biz de farkederiz...

Ancak;
Ben biliyorum ki benim şu yazdıklarımdan bile rahatsız olacak kadar vicdanını, aklını birilerine ipoteklemiş olanlar var...
Onlara söyleyecek hiç bir sözüm yok...
Ben bunları onlar için yazmıyorum...

Ama fikri hür, vicdanı hür aklı ipotek edilmemiş normal insanlara diyorum ki;
Her doğrunun iki yüzü vardır, birini kabullenmeden önce, iki taraftan da bakmış olmak her zaman daha iyidir.
Bir de şunu düşünmek gerekir...
İyi-kötü, doğru-yanlış bazen durduğunuz yere göre değişir!
Tıpkı bugünki evet-hayır gibi!..

Ha demek ki, önce birbirimizin durduğu, konuya baktığı yeri kavramamız lazım!  
İşte o zaman birbirimize karşı daha anlayışlı olabiliriz...
Bazen birimizin durduğu yerden 6 görünen, diğerimizin baktığı yerden 9 olarak görünebilir...
Yani demek istediğim o ki;
Benim hayır demem, senin evet demen birbirimizle kavga etme sebebi olmamalı...
Bu ancak olsa olsa her ikimizin de düşünme sebebi olmalıdır.

İşte en azından bu arzu ve duygular içinde şu;

Bütün teröristler pkk, Işid, Fetö hatta bütün yabancı ülkeler “hayır„ diyor, dolayısıyla her "hayır" diyen bizim için terörittir, gavurun adamıdır, gibi bir yanaşım sergileyen siyaset ve devlet adamlarını (her ne kadar hayır diyen lere de saygımız var diye kıvırsalar da) önce Allah‘a sonra da sizin idrakinize havale ediyorum...

......

Ya biri de çıkar;
“Bırakın Apo denen piçi, Hüdapar, Barzani, ısrail, Sevri dayatan bütün güçler...
Hatta (biraz amiyane olacak ama) bütün aftan kurtulan eli kanlı katiller, müptezel pezevenkler, vesikalı orospular, üstüne üstlük bütün orospu çocukları hep evet diyor..„ derse, bu işin içinden kim çıkacak?
Bu şekilde konuşanların “Efendim evet diyenlere de saygımız var..„ demesi böyle bir hakareti telafi eder mi?

..

Etmez efendiler etmez...
İnsan gönlü cam bardak gibidir, kırıldı mı onu eski haline getiremezsiniz...
Olan milli birlik ve beraberliğimize olur...
Olan vatanımıza, devletimize dolayısıyla bize olur bize...
O sebeple herkes yakın olduğu siyasetçileri uyarsın...

O en üste yerleşmiş, size üstten bakan godamanlara ulaşamazsınız...
Ama, hiç olmazsa yerel bazda tanıdığınız siyasetçilere bu uyarıları yapın derim.
Çünkü durum iyiye gitmiyor, haberiniz olsun!


24 Mart 2017
Frankfurt

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de