Üye Girişi

Üye Girişi

DERVİŞİN FİKRİ!..

19 Mar 2017

20 Ağustos 2004 Hürriyet’te "Merve Yenal" bir makale yazmış.
O makalede Robert Greene ve Joost Elffers’in "İktidarın Kitabı „ isimli bir araştırmayı tanıtmış.

Diyor ki;
"Üç bin yıldır, bazı insanları iktidara taşıyıp diğerlerini onların peşinden sürükleyen şey nedir?
Bazı insanlar güç oyununda ‘doğuştan profesyonel’ davranırken diğerleri neden onlar gibi olamıyor?

Güç sahibi olmanın kuralları nedir?"

Sonra bir adına da "kötülüğün kitabı" dediği o araştırmadan bahsetmiş…
Benim de dikkatimi çekmiş olsa gerek ki bazı bölümlerini arşivlemişim!
O kitapta kendince 48 yasadan bahsetmiş.
Ama ben beş tanesini önemli bulmuş ve onları not almışım.
Not almış olduğum o beş yasa, başlık hatta muhteva olarak şöyle;

…………………….

  1. Niyetinizi gizleyin
    Çoğu insan hissettiklerini söyler, fikirlerini her fırsatta ortaya döker.
    Oysa çok yanılmaktadır.
    Dürüstlük, kestiğinden daha çok kan akıtan kör bir alettir.
    O sebeple sözcükleri ayarlamanız, insanlara hissettiğiniz ya da düşündüğünüz acı ve çirkin gerçekler yerine duymak istediklerini söylemeniz daha akıllıcadır.
    Eğer güç için büyük bir arzu duyuyorsanız dürüstlüğü hemen bir kenara koyun ve niyetinizi gizleyin.

  2. Dost gibi görünün, casus gibi çalışın
    Dostça bir görüntü arkadaşlarınız ve düşmanlarınız hakkında gizlice bilgi toplamanızı sağlayacaktır.
    Casusluk yapmanın en yaygın yolu başka insanları kullanmaktır.
    Dost gibi görünürken gizlice bilgi toplamalısınız.
    Sosyal toplantılar ve zararsız görüşmelerde kendi kişiliğinizi bastırarak bazı şeyler öğrenebilirsiniz.

  3. Düşmanınızı tamamen ezin
    Düşmanlarımıza anlayış gösterdiğimizde onların korkularını ve bize olan nefretlerini de güçlendirmiş oluruz.
    Farzedin onları yendik ve aşağılandık; o zaman bir gün bizden intikam alacak olan, bizi kesin öldürecek olan bu öfkeli engerek yılanlarını neden besleyelim?
    Gücü elde etmek istiyorsak böyle bir davranışa yer yoktur.
    Düşman yok edilmeli, ezilmeli ve bizi rahatsız etmek için geri dönme şansı elinden alınmalıdır.
    Ölümcül düşmanlığı yöneten yasa şöyle der:
    Uzlaşma olası değildir. Yalnızca bir taraf kazanabilir ve tamamen kazanmalıdır.

  4. Enayi avlamak için enayi rolü yapın, avınızdan daha aptal görünün
    İnsanların bilinçaltına onların sizden daha zeki olduklarına dair güvence verin.
    İnsanların sizden daha kültürlü olduklarını hissetmelerini sağlayın; savunmaları düşecektir.
    Tam bir saflık havası harikalar yaratabilir.
    Ne kadar çok etraflarında olursanız onları aldatmak için o kadar çok fırsatınız olur.
    Yani viranelerdeyse viraneye, köşklerdeyse köşklere, mutlaka ayaklarına gidin!

  5. Çobanı vurun, koyunlar dağılacaktır
    Çok başlı düşman gibi görünen şeyi her yönden kamçılayarak boşuna zaman kaybetmeyin.
    En önemli olan tek başı bulun.
    Ne pahasına olursa olsun o başı, o kişiyi uzaklaştırın, çünkü o ortalıktan kaybolduktan sonra onun gücü etkisini yitirecektir.
    Kanser, tek bir hücreyle başlar.
    Tedavi edilemeyecek kadar yayılmadan kesip atın…

……………………..

Yaa... Okudunuz mu?
Nasıl bu yasalar?.. Daha doğrusu bu metotlar nasıl?
Allah Ülkücü Harekete bu tip metotlarla iktidar olmayı nasip etmesin!
Bize etmesin ama, bu metotlar günümüz de bazılarının kullandığı metotlara benziyor mu?!

Siz bu sorunun cevabını düşünürken, müsadenizle ben bu beş maddenin içinden birinci maddeyi, yani "Niyetinizi Gizleyin“ maddesini (bir çok siyasetçide gördüğüm için) biraz one çıkarmak, o maddeye daha fazla dikkatinizi çekmek istiyorum.
Gerçi o maddeyi öne çıkarıpta çok söz etmek değil gayem…
Sadece Hz Mevlana’ın bir sözünü eklemek istiyorum sohbetimin bu noktasına!
Hangi sözü mü?
Şu sözü efendim…

Hz.Mevlana diyor ki;
"Niyeti kötü olan insandan değil, niyetinin kötü olduğunu gizleyen insandan korkun…“
Mevlana haklı!
Tamam haklı, korkalım da, şunları da insan sormak istiyor!
Acaba niyet gizlenir mi?
Veya gizlenirse nereye kadar gizlenir?

Vallahi siz ne düşünüyorsunuz bilemem ama bana sorarsanız gizlenmez!
Belki ahmaklara karşı gizlenir ama zerre kadar feraseti olan bunu yutmaz…
Çünkü Mevlana öyle dese de, bir ata sözümüz de şöyle söylüyor;
"Dervişin fikri neyse, zikri de odur..“
Yani bir insan;
Fikrini gizlese zikriyle, zikrini gizlese, fikriyle kendini ele verir.
Ama dedim ya anlayana!

Gelin bu yazıyı yine bir ata sözüyle bitirelim.
Anlayana sivri sinek saz…
Anlamayana davul, zurna az.
Şimdi yazımız yavan kalmasın diye eklediğimiz görüntüyü seyredebilirsiniz…
Tabii isterseniz!

Vallahi bizden söylemesi,
"Niyeti şer olanın, akibeti hayr olmaz..."

Selam ve muhabbetle...


19 Mart 2017,
Bad Homburg v.d.H.

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de