Üye Girişi

Üye Girişi

PEŞİN HÜKÜMLÜLÜK, RİYAKÂRLIK, VEYA SİYASİ ÇAKALLIK!..

25 Oca 2017

Düşünmeyenler, düşündüremezler!
Düşünmekten ve düşündürmekten uzak insanlar zayıf kişilikli, hatta kişiliksiz insanlardır.
Bu tiplerin en büyük özelliklerinin başında ön yargılı olmaları gelir.

Bir insan herhangi bir hususta karar vermeden önce, söylenenlerin, yazılan-çizilenlerin karalayıcı veya göklere çıkartıcı etkilerinden uzak, kendi özünün bile çıkarcılık yanı ile savaşarak hür fikri, hür vijdanı ile karar vermesi ne büyük yiğitliktir...
Böyle bir yiğitliğin önünde eğilmemek mümkün mü?

Bizdeki gibi yalama demokrasilerle değil, gerçek demokrasilerle idare edilen ülkelerde seçileceklerin layık yani liyakat sahibi hatta muktedir olmaları çok oy almalarından ziyade, yukarıda bahsettiğim o önünde eğilinecek yiğitliği gösteren seçmenlerin çokluğu ile ölçülür.

........

Avustralya‘sından, Avrupa‘sına, Amerikasına varıncaya kadar nerde bir Türk gurbetçisi varsa bulundukları ülkelere gitmek nasip oldu.
Gittiğim yerlerde aklımın erdiğince yaptığım incelemeler sonunda şunu gördüm!
Kapısında benim insanımı çalıştıracak kadar ileri gitmişliklerinin ana sebeblerinden biri;
Bu ülkeler işe başlarken seçmenlerine muayyen bir tahsili adeta şart koşmuşlar.
Bence ileri gitmelerinde bunun etkisi çok büyük!

Çünkü insanlar bilgi birikimlerinin derecesinde veya bilgi birikimlerini kullanacak olgunlukları derecesinde peşin hükümlülükten yani ön yargılı olmaktan kurtulabilirler.
Perdelerini kaldırmayan evlerin gün ışığı görmemesi gibi, peşin hükümlülükten kurtulamayan insanların da gerçeğin ışığını görmeleri mümkün olmaz.

Peki gerçeğin ışığını göremeyenlerle bir ülke nereye gidebilir?
Hele hele aklını, fikrini başkalarına ipotek etmiş zavallılarla hangi adım atılabilir?

Mesela öyleleri var ki;
Kişilere inandığı kadar Allah‘a inansa, kişilere güvendiği kadar Allah‘a güvense kesin Cennet‘e gider!

Müslümanlık taslamayı bilirler ama,
“Akıl nizamı ve mantık ölçüsü ile gereği gibi düşünebilesiniz diye ayetlerimizi açık açık beyan ettik „ diyen Cenab-ı Allah‘ın ne demek istediğinin bile üzerinde kafa yorma zahmetinde bulunmazlar!

Lafa geldimiydi de imandan-inançtan  yana mangalda kül bırakmazlar!
Hatta seni-beni kâfir ilan ederler!..
Beyinlerini ipotek ettiklerinden duydukları cümleleri papağan gibi tekrarlayıp dururlar...

........

Akıl bilginin ışığında gerçekleri görür ve doğru düşünme olgunluğuna erişir.
Doğru düşünmek yukarıda bahsettiğim gibi insanı ön yargıdan kurtarır.
İnançta ve imanda bile insanı yüceleştirir...
Çünkü zerre kadar iman olan yürekte  Allah‘ın Zatı hariç her şey için vesvese vardır.
Vesvese olan yürekte illaki  sorgulama yani akıl hakimiyeti bulunur.
Aklı veren Yaradan boşuna vermedi ya...

Allah‘ın Resulü onun için demiş olsa gerek;
“İnsanın dini salim aklından ibarettir; aklı olmayanın dini de yoktur „ diye...
Hal böyle olunca;
Aklını, fikrini başkasına teslim edenlerin de aklı yok sayılır.
O yüzden bu tipler önce kendi akıllarını baştan alanları değil(!), önce kendi akıllarını kurtarsınlar!
Ondan sonra bu sayfaya gelip bize akıl vermeye kalksınlar!..

......... 

Bana eski dostmuş gibi görüntü verip, yazdıklarım hesaplarına gelmediği için şahsıma kin kusanlara, yani benim değiştiğimi söyleyen “değişik„ lere gelince;

Ozan Arif, aynı Ozan Arif beyler siz kendinize bakın...

“Eğişik‘liğinize göre yazan, değişikliğinize göre Ozan „ arıyorsanız başka kapıya!
Siz Ozan Arif‘i ya hiç dinlememişsiniz...
Ya da hiç anlamamışsınız...
Çünkü dinlemek ayrııı... Anlamak daha ayrı.
Bıktım artık; sevgi anlayışı beklentileriyle orantılı olan, sevgiyi bir mal takası gibi telakki eden sefillerden...

Bıktım artık; bir hesabın sonucu olan basit sevgilerden,
Ben hesapsız, beklentisiz ama son derece samimi asil sevgilerle Ozan Arif oldum...
Siz alın o riya dolu kendiniz gibi basit sevgilerinizi başınıza çalın.

Ben “Emrolunduğu gibi dosdoğru olmaya „ devam edeceğim...

 


25 Ocak 2017,
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de