Üye Girişi

Üye Girişi

BAŞBUĞ'UMLA BİR SİYASET SOHBETİ!..

26 Eki 2016

Benim Türkiye‘ye gelemediğim veya gidemediğim yıllardı,
Ama O 4 sene 7 ay tutuklu kaldıktan sonra içeriden çıkmış, ve zaman zaman Avrupa‘ya gelmeye, Avrupadaki teşkilatları denetlemeye, gurbetçilerin dertlerini dinlemeye, onlarla memleket ve dünya meseleleriyle ilgili sohbet etmeye başlamıştı.
Yine bu gelişlerinden birindeydi, hanemi şereflendirmiş, bana konuk olmuştu...

Akşam yemeğinden sonra çay faslı başlamış, sohbetin bir yerinde arkasına yaslanarak çayını yudumlarken;
-“Eee... Sen ne yapıyorson bakalım Arif? Senin çalışmaların nasıl gidiyor..„
diye sormuş, ve benim cevabımı beklercesine yüzüme bakmaya başlamıştı...
Ben de hemen “Türk Federasyon„umuzun kültür sanat faliyetlerini yürüttüğümüzü yani hafta sonları kültür şölenleri yaptığımızı, hafta arasında da Federesyonumuzun çıkardığı dergiyle meşgul olduğumu hatta gerek duyulursa teşkilatlarımıza sohbete gittiğimi falan sıralamaya başlamıştım ki;
-“Onları sormuyorum oğlum, şu kaset çalışmaların nasıl gidiyor onlardan bahset„ dedi ve ekledi; “
Arif evladım bunu şunun için soruyorum...
Senin kasetlerin vatandaş arasında, dolayısıyla siyasi çalışmalarımızda çok etkili oluyor, onun için bu tür yeni çalışmaların var mı? onu öğrenmek istiyorum..„
diye açıklık getirdi.

......

Tam o sırada da, yeni bir kaset için stüdyoya girmiştim ve elimde henüz piyasaya çıkmamış yeni çalışmalarımdan birinin “demo„ dedikleri son halini almamış kaseti vardı...
Durumu kendisine arzedice,
- “Koy bakalım şu kaseti teyipe de, ilk dinleyenlerden biri ben olayım..„ diye, şakayla karışık emretti...
Bende hemen teyipe kaseti yerleştirdim ve ikimizde dinlemeye başladık...
O kaseti dinliyor, ben ise dinlemekten ziyade, okuduğum destanlara nasıl tepki verecek acaba diye Onun yüz ifadelerini izliyordum...
Öyle dikkatli dinliyordu ki, bazen açıklama ihtyacı duyduğum yerlerde ağzımı açacak olsam, parmağını ağzına götürerek, o hepimizin bildiği “sus„ işaretini yapıyordu...

Sonuna kadar dinledi... dinledi... Bütün kaseti dinledikten sonra dedi ki;
-“Çok güzel olmuş yine... Aferin... Ama bir şeyin farkında mısın oğlum?„ dedi...
-Neyin efendim? diye merakla sordum tabi...
-“Siyasete ve siyasetçiye çok çatıyorsun Arif..„

İnanın o anda soğuk terler dökerek “eyvah alındı mı acaba„ diye aklımdan geçti...
(Alınabilirdi, alınsa da haklıydı çünkü netice de, O da bir siyasetçi idi.)
-“Ama Başbuğ‘um ben sizi öyle bir siyasetçi olarak telakki etmiyorum„ demiştim ki, sözü ağzımdan alarak sanki içimi okurmuşçasına;
-“Dur, hemen alınma, moralin bozulmasın! Söylediklerin hatalı demiyorum sana...
Yalnız şunu bilmeni istiyorum!..„ dedi ve bir öğretmen edasıyla, başladı anlatmaya;

-“Arif... Bak Evladım;
Tıpkı İlim adamlığı gibi, askerlik gibi, sanatçılık vesaire gibi,
Siyaset‘te bir millete, bir ülkeye hizmet etmenin şerefli ve kutsal yollarından biridir...
Ancak bizim ülkemizde bu iş bu kutsallık anlayışı içinde yapılmıyor...
Şeref kelimesinin manasını bile bilmeyen, siyasetin ruhunu tuz ruhu sanan bir yığın siyasetçi türedi...„

Bu sözler üstüne ben rahatlamıştım zaten ama o devam ediyordu;
“En iyi siyaset dürüslüktür...
Hatta derler ki Arif! siyaset insanları kendileriyle ilgili meselelerle uğraşmaktan alıkoyan bir sanattır derler...
Şimdi bana söyler misin evladım, siyaset yapıpta kendi çıkarlarıyla uğraşmayan, siyaseti kendi çıkarları için yapmayan, yani dürüst olan kaç siyasetçi tanıyorsun?
Nerdeyse yok denecek kadar az...
Bu bizdeki siyaset; üstünde her türlü yolsuzluk otları biten bir bataklık görünümünde... işte o sebeple sen, bu siyaset anlayışına ve bu anlayışı şiar edinmiş siyasetçi tipine çatmakta yerden göğe kadar haklısın evladım..„
deyip çalışmalarım için beni tekrar tebrik etmişti...

O an yaptığım işten gurur duyduğum ve hep zihnimin köşesinde sakladığım bir an oldu, olmaya da devam edecek...

...................

Efendim bugün bu hatıramı kaleme alma sebebim malum! Günümüzün siyasetine ve siyasetçilerine baktıkça hep Başbuğ‘umla yaptığım o sohbet geliyor aklıma...
Her aklıma gelince de; “Ne kadar haklıymışsın be Başbuğ‘um..„ demekten kendimi alamıyorum!..
Çünkü bugün siyasette;
Hırsızlık var... Namussuzluk var... Rüşvet var... Torpil var... Arsa spekülatörlüğü (vurgunculuğu) var...
İş kovalama, ihaleye fesat karıştırma var...
Var da var, hangisini sayayım ki!?

Dün kara dediğine bugün ak diyen var!..
Dün evliya dediğine bugün terörist diyen var!
Dün ölüleri bile kaldırıp(!) rey verdirdiğine, bugün beddua eden, yezid diyen var!
Dün ne isterse verdiklerine, bugün kan kusan var!..
Dün hain dediğine bugün vatanperver diyen var!..
Dün alçak dediğine bugün yüksek diyen var!..
Dün kendi eliyle yükselttiği pramite, bugün paralel diyen var!..
Dün kendi seçtiğine bugün ajan diyen var!..
Dün Ozan dediğine bugün bozan diyen var!..

Daha saymama gerek varmı?
Ondan sonra, Dün benim adam sandığıma, bugün adam değilmiş deyince bana kızıyorlar...
Kızarsa kızsınlar...
Bu işler kızmakla olmaz aksini ispatlasınlar!
Ben koltuk elimden gitmesin diye tükürdüğünü yalayana, kendini satana,kendisini bırak, fırkasını yani partisini, camiasını satana kafamı kesseler adam demem!..
Adamı bırak, madam demem madam!..

Haa... Burda bir inceliği kaçırmayın efendim!
Dikkat ederseniz “davasını satana..„ demedim!
Çünkü ben onların davasının olmadığını ta önceden anladım.
Anladım ama maalesef size anlatamadım!..

.............

Eh... yine ölçüyü kaçırdık,
Yani fazla uzattık herhalde, kusura bakmayın lütfen...


26 Ekim 2016
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de


  • Ettiler
    Yine duygulandım, yine içlendim, Neden beni terk-i sıla ettiler, Söyledim suçlandım, yazdım suçlandım, Ömrümü çekilmez çile ettiler.
    Devamını oku...
  • MERHABA
    Selam vermek şart elbet, Selam, selam merhaba. Başlamadan muhabber, Selam, selam merhaba.
    Devamını oku...
  • KOYNUMUZDA BESLENMİŞ...
    Ah Başbuğ'um bazısının gözleri,Timsah gibi hep yalandan ıslanmış!Sen gidince kandırmışlar bizleri,Meğer düşman koynumuzda beslenmiş...
    Devamını oku...