Bu sayfayı yazdır

BİR TÜRKMEN'DEN MEKTUP VAR!

25 Eki 2016

Bugün biraz moralim bozuk...
(Zaten hangi gün düzgün ki!?)
O sebeple bugün size ben yazmayacağım!

Ben yazmayacağım ama, bana yazılan bir mektubu dikkatinize sunacağım...
Uçan kuştan medet umanların, Tutacak dalı kalmayanların feryadı gibi bir mektup.
"Usame Haşimoğlu" isimli bir Türkmen kardeşimiz yazmış.
Kendisinden yayın izni alma imkanım olmadı,
Kendisinden özür dileyerek yayınlıyorum!
O affetsin ama siz de okuyun lütfen...

Selam ve tefekkürle efendim...


24 Ekim 2016
Samsun

Mektup şöyle...

.......................

Arif Hocam; Ben bir kerküklü Türkmenim...
Sizin bir çok şiirinizi dinlemişimdir...
Severek, duygulanarak dinlemişimdir. Hepsi anlamlı duygulu...
Yüreğinize, düşüncenize, ağzınıza sağlık.
Sizin gibi vatansever ozanların ömrü uzun olsun ki Türkiye (TÜRK)iye kalsın...

Babam beni çocukken "marş marş ileri..,, "yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz, Çünkü bu yol kutludur gider tanrı dağına.." gibi, marşlarla büyüttü...
Hayatımın büyük dönemini türkiyede yaşayarak geçirdim.
Kerkük'te geçen dönemimde, babam çocuklukta daha ilkokula gitmeden 4 yaşında arapça harflerden de önce, Türkçe alfabesini öğretti bana...
Ve ben 4 yaşında az çok yazıp okuyabiliyordum.
Böyle bir babanın evladı olarak önce Türkiye'nin şu düşürüldüğü duruma çok üzüldüğümü, (çünkü benim için Türkiye ilk sırada gelir bu vatan olmazsa Kerkük olmaz Azerbeycan olmaz türk olmaz...) sonra da Kerkük için kahrolduğumu belirtmek istiyorum...
Tabi ki üzülmekle, kahrolmakla bişey olmaz maalesef...

Bizim Kerkük'deki, bütün Türkmeneli'ndeki Türk yaşayan şehirlerimizdeki durumumuz, öyle "tv" lerde gösterildiği gibi değil...
Çok daha acı... Çok daha kötü...
Biz orada Türklüğümüzü kaybetmişiz Arif Hocam...
İnsanlarımız baskıdan ve zulümden dolayı Türkmen'im demeye çekiniyorlar, korkuyorlar...
Bu korku öyle bildiğimiz korku değil...
Biri bana lan demesin diye, onurum kırılmasın diye dişlerimizi sıkmaktan yorulduk...
Ha deseler elbetdeki karşılığını veririz, veriyoruz da...
Veriyoruz ama arkamızda kimse yok bizi savunacak, kimse yok sırtımızı dayayacak...

Babam olsun, dedem olsun hatta ondan öncekiler olsun, hep bir gün Türkiye Kerkük'e sahip çıkacak hayaliyle yaşadılar...
Ancak hepsi de bu beklentileriyle öldüler, ve hala bişey yok...
Her şeye rağmen şunu da söylemeliyim! Türkiye'nin adı bile bizi orda caddelerde sürüklenmekten koruyor!
Ama sahipsiziz sahipsiz Arif hocam...

Saddam zamanında sırf Türkiye'yi seviyor diye nice büyüklerimiz casusluktan asıldı...
Kimse müdahele etmedi, haberi bile çıkmadı...
Körfez savaşında peşmergeler Kerküke girip yağma yaptılar, sonra ırak ordusundan kaçarken Altunköprü şehrinin yanından geçtiler diye, Kerkük'e bağlı olan Türkmen kasabası Altunkörü şehrinde taş üstünde taş bırakmadılar...
Erkek kalmadı erkek hep öldürdüler...

Neymişte biz Türkmenler, ordan geçerken peşmergeye yardım etmişiz...
Hepsini diri diri toprağa gömdüler...
O toprak diri canı hazmedemeyip kıpırdıyordu, çırpınıyordu... (görüntüleri var internette)
Liderlerimiz tek tek öldürüldü, asıldı, zehirlendi ve caneze törenlerini bile yaptırmadılar...

Biz Türkiyeyi çok severiz Arif Ağabey...
Türkiye inanın sizden çok bizim vatanımız...
Vatanımızda (Allah korusun) savaş çıksın yemin ederim oğlumu, eşimi güvenli bir yere yerleştirip ilk sırada ben savunurum...
Bizim bu ülkeye sevgimiz net. Karşılıksız, çıkarsız, eksisiyle- artısıyla bu vatan bizim vatanımız...
Bunları size anlatmamın nedeni bizi anladığınızı sevdiğinizi bildiğim içindir.
Bir nevi dertleşmek olarak ta anlayabilirsiniz.

Sizi çok seviyorum Arif Hocam.
Sevgiyle sağlıkla kalın...

Usame Haşimoğlu ...........

Not: Kerkükle ilgili şiir ve makaleler yazdığınız için size çok teşekkür ederim...
Allah sizden razı olsun ve Allah'a emanet olun Ağabey... 

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır