Üye Girişi

Üye Girişi

DERS ALMAMIZ GEREKEN BİR AY

20 Eki 2016

MUHARREM AYI VE KERBELA!..

Muharrem ayı ve Kerbela;
Türkiyenin gündemini oluşturan konuların, Türkiyemizi beğenmeyip, (mevcudu güzelleştirme yerine) “Yeni Türkiye„ peşinde olanların, (hatta büyük bedeller ödenerek elde edilen) halkın seçme hakkının, sinsice yeni saltanatlara(!) köprü yapılma gayretlerinin çok açık görüldüğü şu günlerde üstünde durulması gereken, bir ay...
Bir olay...

Muharrem ayı ve Kerbela savaşı, liyakatsız insanların, hak etmediği makamları, imkanları hatta koltukları bırakmamakta inat ettiği, bırakmayı da geçtik, utanmadan daha da fazlasını talep ettiği bir iklimde, çok daha derin anlamlar taşımaktadır diye düşünüyorum...
Belki bu konuyu daha önce işlemek gerekirdi, geç kaldığım için özür dilerim.
Muharrem ayı Hz. Peygamber‘imizin hep oruçlu olarak girdiği, bereket ve fazilet ayı olarak nitelendirilen bir ay. Yine Peygamberimizin “gözümün nuru„ dediği torununun, yani Hz. Hüseyinin o şanlı mücadelesinin başladığı ay da bu ay...

Hülasa Muharrem Ayı; Gerçek demokrasi şehitlerinin veya hürriyet şehitlerinin ayıdır da diyebiliriz!

........

Babası Muaviyeden saltanatı devir alan Yezid, Hz. Hüseyinden biad ister...
Yani bağlılık sözü, bağlılık yemini ister...
Hz. Hüseyin ise bunu Kuran‘a aykırı bularak reddeder...
Ve mealen;

“Seçimle gelmeyen, babadan oğula geçen saltanat sahibi birinin, bizden biad istemesi, firavunlar devrini, onların saltanat şekillerini, geri getirelim talebinden başka bir şey değildir. Ben bunu yapamam...
Yaparsam Dedemin bütün dünya milletlerine yol olarak gösterdiği seçim esaslı idareyi inkar etmiş olurum...
Ne pahasına olursa olsun, ben bu anlayışa biad etmem..„

anlamına gelecek mektubunu gönderir...
Yezid bu reddiyeyi alınca;

“Hüseyin‘in yaşaması saltanatımızı felakete götürür..„ diyerek, eşi emsali görülmemiş canilikle saldırır ve Hz. Hüseyini, çoluk-çocuğunu hülasa bütün maiyetini öldürür...

Bana göre, Kerbela‘da akan o kanlar, bugün hür ülkelerin gölgesine sığındığı,
Hürriyet ağacının ilk can suyunu oluşturmuştur.
Dünyada hakkıyla uygulanan gerçek demokrasi varsa, o demokrasi de işte o hürriyet ağacının meyveleridir!
Ve yine bana göre en büyük demokrasi şehidi de Hz.Hüseyindir.

Haaa... Bunu sadece ben söylemiyorum! 1779 Fransız ihtilalinin öncüleri de söylüyor bunu...

“Şu İslam‘ın Peygamberinin torununa bakın, saltanata karşı gelmek, halkın idaresini yaşatmak için bir yaşındaki çocuğunun bile susuzluktan ölmesi pahasına mücadele etmiştir„ diyebilmişlerdir o zaman...
Hatta şu Kuran‘a bakın, “İnsan oğlu hür doğar, hür ölür..„ demektedir diye kendi aralarında konuşmuşlardır.
Aralarında hidayete eren varmıydı onu bilemiyorum...

Ama şu acı gerçeği biliyorum!
Maalesef gavur dediklerimizin bile yararlandığı,
Yüce Kitabımızın hükümlerinden, Peygamber efendimizin hayatından, torunlarının verdiği o şanlı mücadeleden, müslümanlar yararlanamamıştır vesselam!..

Hala krallıklar, saltanatlar devam ediyor...
Hatta bazı saltanat ve krallıklardan kurtulmuş olanlar da, tekrar geri dönmek isteyecek kadar, bazısı da bu dönüşe çanak tutacak kadar(!) dangalaklaşabiliyor!..
Halbuki bugün bile müslüman topraklarında dökülen kanın seri-sebebi bu erdeme ulaşamamaktan ileri geliyor.
Ama gelde anlat!..

Tekrar başa dönecek olursak, nerde ise bitmek üzere olan Muharrem ayı, dediğim gibi Kerbela büyüklerinin şanlı mücadelelerinin başladığı aydır. Şöyle derin düşününce bana hep nedense, Vatanımızın vatan olması için yapılan şavaşlardan olsun, verilen şehitlerimizden olsun Kerbela‘nın kokusu gelir...
Birileri akılları sıra tenkit etmeye kalksa da, Mehmet Akif‘in, Çanakkale‘de Bedir‘in kokusunu alması gibi,
Ben de her vatan ve hürriyet mücadelesinden Kerbela‘nın kokusunu alırım...

Muharrem ayı sona yaklaşırken, Kerbela ruhundan ders alınması umuduyla,
Selam, sevgi, ve dua ile efendim...


20 Ekim 2016
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de