Üye Girişi

Üye Girişi

YENİ DERS YILI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!..

18 Eyl 2016

Yarın okullar açılıyor. 2016-2017 eğitim ve öğretim yılı başlıyor...
Hevesi kursağımda kalan öğretmenlik yanım depreşti herhalde ki, ben bile içimde garip bir heyacan duyuyorum...

Bir şeyler söylemek geliyor içimden!
Tecrübe yumağı haline gelmiş öğretmenlerimiz, inşallah bizi "tereciye tere satan" biri olarak telakki etmezler...
Biraz üzgünüm!
O çocukların yerine kendimi koyuyor ve bu yüzden de içimde bir burukluk hissediyorum!

Çünkü onlar;
Bizim gibi "Andımız"la başlamayacaklar okullarına, yani, İsmi bile "Türkiye" olan Vatanlarında,

.......

"Türküm, doğruyum, çalışkanım.
İlkem, küçüklerimi korumak,
büyüklerimi saymak, y
urdumu, milletimi, özümden çok sevmektir.
Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir.

Ey büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene..."

........

diyemeyecekler...
Zira yasak!...
.......

Size bir şey söyliyeyim mi?!
Bu sözlerden gocunan, bu sözleri yasaklayan bir zihniyetin, hiç bir samimiyetine inanmam mümkün değil!..

Ben öteden beri bir devletin askeri, yani ordusu ne ise,
Milli eğitimi de odur diye düşünenlerdenim...
İkisiyle de siyasetçiler oynamamalı, ikisininde planını proğramını o işin uzmanları yapmalı...
Her gelen iktidara göre eğitim, o ülkeyi politik kuyulardan başkasına götürmez...

Yıllarımız o kuyulardan çıkmaya uğraşmakla geçer.
Biz yavrularımıza ne düşüneceğini değil, nasıl düşüneceğini öğretmeliyiz.
Keşfetmeyi öğretmeliyiz keşfetmeyi...
Bu da öğüterek değil ancak ve ancak eğiterek mümkündür.

Eğitim de siyasetin değil, eğitim psikologlarının, pedagogların ve öğretmenlerin işidir.
Öğretmeni bile öğütmeye kalkan, kendi yediği ekmek çeşidinin unu yapmaya çalışan siyaset, çocuklarımızı hiç düşünmeden kepek yapar kepek...
Kepekten de yarın ancak, olsa olsa yal olur başka bir şey olmaz!

Diyeceğim o ki;
Kontrolünüzü yapın hatta ehli olanlara iyi yaptırın...
Ona bir şey demem.
Ama bırakın şu kurunun yanında yaşları da yakma huyunuzu!
O adaletsiz pençelerinizi çekin öğretmenlerin üstünden.
Çekin ki kişilikli öğretmenlerimiz, ekmeğim elden gidecek diye rızık kaygısıyla kişiliksizleşmesin!
Eğer çekmezseniz yarın kişilikli nesiller bulamayız! ;
Çünkü yarın okula başlayacak olan çocuklarımız su gibidir...
hangi kaba konulursa onun şeklini alacaktır...

Veya bembeyaz kağıt gibidir, üzerine kim ne yazarsa o kalacaktır...
Haa... Diyorsanız ki adamın birinin dediği gibi; "okuyanlar bize rey vermiyor.." onun için bize okuyan değil, bize kişilikli nesil de değil, bize, ama sadece bize rey veren nesiller lazım...
Eee... O zaman ben ne diyebilirim ki?
O zaman tabi ki siz bilirsiniz!
Nasıl olsa kız sizin oğlan sizin!
Bizimki de yardımcı olup, başını tutsun bari!..

Nasıl olsa siz reyinizi düşünüyorsunuz, o da koltuğunu!
Yarın başlayacak olan yeni ders yılında,
Geleceğimiz olan yavrularımıza ve yavrularımızı teslim ettiğimiz öğretmenlerimize başarılar diliyorum...
Cenab-ı Allah yar ve yardımcıları olsun.

Siyasete kaldıysa işleri yaş!


18 Eylül 2016,
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de