Üye Girişi

Üye Girişi

BİR “BEKİR BALABAN„ GEÇTİ DÜNYADAN!..

17 Eyl 2016

Bir gönül adamını,
Vatan, millet, din ve devlet sevdasıyla dolu bir yüreği daha kayıp etmişiz de benim yeni haberim oluyor!

Nasıl böylesine birbirimizden habersiz hale geldik, Nasıl bu hale getirdiler bizi,
Veya bize ne oldu inanın bilemiyorum...
Kim bilir, belki de bütün eksiklikler bende...

Artık her neyse!
23 Ağustos‘ta hakkın rahmetine kavuşmuş Mustafa Bekir Balaban...
1950‘lerde başlayan hayat 2016‘da bitmiş...
Dedim ya benim yeni haberim oldu...
Telefonuma gelen bir not sayesinde öğrendim inanın...
Bekir Balaban aslen Yozgat‘lıydı...
Orda doğmuş, askerliğini Kayseri‘de bitirip, Kayseri‘de evlenip ve en az bir Kayseri‘li kadar da Kayserili olmuştu sanki...
Yazdığı bazı şiir ve yazılarda “Çapanoğlu„ gibi mahlaslar kullanmasa ben bile onu Kayseri‘li olarak düşünürdüm hep...

Yozgat‘ı gönlüne, diline hatta iliklerine nakşetmiş Yozgat‘ yiğidi, olduğu kadar,
Erciyes Dağı için;

..............

"Zirvedesin az rastlanır eşine,
Ulaşmak zor düşülse de peşine,
Beyaz duvağını takmış başına,
Düğünü başlayan gelin Erciyes.

Sarpsın fakat geçit verir yolların,
Boş değildir, göğüslerin bellerin,
Yazın daha açık cömert ellerin,
Besler Kayseri’yi selin Erciyes.

Radarısın Sibirya’dan Yemen’in
Simgesisin Kayserili demenin,
Dilde destan pastırmayla çamanın,
Nasıldır bilemem balın Erciyes..."

.............

diye uzayıp giden destanlar yazacak kadar da, Erciyes sevdalısı, Kayseri sakini coşkun bir yürekti Bekir Balaban...

Esasında Onun esas sevdası Milli ve manevi değerler...
Sonra da!.. Sonra da şiirdi şiir...
Bir destan okuyan, bir şiir söyleyen duymasın hemen çökerdi oraya, fırsatını buluca bir de kendi eklerdi peşine...
Hayatın ateş çemberinden geçmiş, Arabistan‘larda gurbetçilik yapmış, memleketinde taksicilik yapmış, işçilik, sendikacılık hülasa hayatın mecbur ettiği birçok mesleği yapmış biriydi O...

Ama bütün bunları yaparken şiirler söyledi, yazılar yazdı,
Hiç eksik olmadı ondan şiir sevdası...
Arayan sanal alemde sanatı ile ilgili bilgiler edinebilir...
Benim özellikle vurgulamak istediğim husus şu;
Aynı zamanda bir ülkü adamıydı, Ülkü...

Kendine zaman zaman “Kürşat Çapanoğlu„ mahlası verecek kadar,
Çocuklarına “Kürşat Hüseyin, Ülkü Sibel, Mehmet Âkif, Oğuzhan ve Aslıhan„ isimlerini koyacak kadar da ülkücü bir yürekti Bekir Balaban...
Yani o benim Ülküdaşımdı...
Dava arkadaşımdı...

İnanıyorum ki birçoğunuzun da öyle!..
Sözün bittiği yerlerde söz söylemek zor vesselam...
Rahat adamı değildi! Yani bu dünyada pek rahat ettiğini düşünmüyorum...
Hangimiz ediyoruz ki O etsin!

Ama Cenabı Allah öbür yanda rahat ettirecektir diye düşünüyor...
Bekir‘ime, Balaban‘ıma, Hülasa Can Gardaşıma Allahtan rahmetler diliyorum...
Yakınlarına, çocuklarına sabırlar diliyorum...
Ve Onlara diyorum ki; Sadece sizin değil,
“Hepimizin başı sağolsun..„


17 Eylül 2016,
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de