Üye Girişi

Üye Girişi

MÜHRÜNÜ YALAYANA, HAYATTA GÜVENİLMEZ!..

15 Eyl 2016

“Kimin düşündüğü ile söylediği bir olursa işte doğru insan odur...„

Bence kitabın ortasında söylenmiş bir söz!
Ama bu devirde ara ki bulasın böylelerini...
Hiç yok demiyorum.
Ama malesef çok az...

Hele siyasette,
Mum yakıp aramak lazım!
Vefa yok...
Sevgi yok...
Saygı yok...
Hepsinden önemlisi güven yok güven...

Dört ayaklı bir masanın bir bacağı olmayınca ayakta duramayacağı gibi, bu dört umdeden birinin eksik olduğu ne siyaset, ne de siyasetçi ayakta duramaz.
En azından ben böyle düşünüyorum.
Bu dört umdenin her birisi bir yazı, hatta bir kitap konusu...
Ama ben bu gün sadece “güven„ konusu üzerinde bir kaç söz söylemek istiyorum.
Zira bu dört umde her ne kadar birbirinin olmazsa olmazlarıdır gibi dursa da, bence içlerinde en önemlisi güvendir...

Güvenin ise ilk şartı sözünün eri olmaktır.
Atalarımız boşuna dememişler;

“İnsan sözünden, hayvan yularından tutulur..„ diye...

İnsanın sözü ile hayatının uyum içinde olması, o insana güven sağlayan en birinci husustur.
Şimdi düşünün! Namustan, ahlaktan bahseden bir hocanın ahlaksızlığı,
Haktan, hukuktan bahseden bir yöneticinin adaletsizliği,
Kanun namına edebiyatı yapan kanun adamlarının kanunsuzluğu, fesatın, kötülüğün ana kaynağı hatta doğruluğu harcayan pis bir hal değil midir?
Kendi taraftarlarına tesir etmek isteyen bir siyasetçi, ettiği sözle gittiği yolu çelişkiye düşürüyorsa itibarı kalır mı?
Belki geçici olarak insanları kandırabilir ama erinde gecinde anlaşılır ve yatsı çatar, mum söner!..

Millete saygı duymanın ilk göstergesidir özü, sözü bir olmak...
Sözleri yüreğinden değil dilinin ucundan dökülenler deve gibi böğürselerde kendilerini ele verirler...
Çünkü inandırıcı olmazlar...
Hatta çok kötü örnek olurlar, tabi eğer dinleyenler ahmak değilse!

Ha neden kötü örnek olurlar?
Çünkü düşündükleri başka, söyledikleri daha başka şerefsizlerdir de ondan!
Bunlar varya açıkça kötü olan ve kötülükleri sebebiyle kanunun karşısına çıkanlardan daha alçak varlıklardır!
Örtülü cereyan eden kanser hastalığı gibi korkunçturlar...

Yukarıda bahsettiğim kötülüğü açık aşikar olanlarla bir devlet kanunlarıyla baş edebilir, ama kötülüğü gizli yürütenlerle yani sözleriyle milleti uyuşturan, uyutanlarla mücadele çok zordur...
Gerçek yüzleri ortaya çıkınca geç teşhis edilmiş kanser gibi tedavisi mümkün olmayan zararlar verirler...
Devlet adamlarının, siyasi liderlerin,
Şüphe ettikler insana iş vermesi,
Veya iş verdiği adamdan şüphe etmesi kendi çapsızlıklarını, kendi liyakatsizliklerini ortaya koyar!

Vekil yap sonra kötü de...
Bakan yap sonra kötü de...
Meclis başkanı veya yardımcısı yap sonra kötü de...

Biri de çıkar der ki;
Herkes kötü ise bu kötüleri kim buldu?
Eğer bunlar kötüyse; bunları bulup, makam-mevki verenler daha kötü değil mi?
Eğer bunlar hainse; bunları bulup, makam-mevki verenler hainin daniskası değil mi?

........

Efendiler... Efendiler...

Devamlı kendi yol arkadaşlarına güvensizlikten bahseden hatta hakaret eden insanlar,
Esas kendileri güvensiz ve hakaretin en ağırını hak eden insanlardır.

Şu mübarek bayramın son günün de bana ağzımı açtırmayın!


15 Eylül 2016,
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de