Üye Girişi

Üye Girişi

BEN DEMİŞTİM!..

16 Tem 2016

Akşamdan beri şu sayfamıza bir şeyler yazmak istedim...
Ama ne mümkün!
Böyle durumlarda nasıl engelleniyoruz, kim engelliyor ona da hiç aklım ermiyor zaten...
Neyse nihayet yazabilir duruma geldik...
Ve bunu fırsat bilerek bir şeyler demek veya, 6-7 sene önce dediklerimi sizinle paylaşmak istedim...

...

Esasında hiç sevmem,
“Yaa... İşte ben söylemiştim...„ diye sohbete başlamayı, ya da yazı yazmayı...

Ama sevsem de, sevmesem de yazacağım...
Sevmemem gerçeği değiştirmiyor!
Çünkü söylemiştim...
Televizyonlarda, sahnelerde daha doğrusu nerde fırsat bulduysam orada,
dile getirmiştim dile...

Demiştim ki;

---------------------------------

BİRİLERİ VAR!

Türkiye'de resmen Türklüğü sona,
Erdirmek isteyen birileri var!
Eski bir tabirdir Türk'ü Fizan'a,
Sürdürmek isteyen birileri var!

Uyarak "Obama" emirlerine,
Açılım-saçılım, körü körüne!
Türkleri, Kürtleri biri birine,
Kırdırmak isteyen birileri var!

Mesele ne Kürt'tür, ne Laz, ne Arap,
Harap etti bizi siyaset harap!
Milletin başına her gün bir çorap,
Ördürmek isteyen birileri var!

Ne sığısı kaldı, ne de derini,
Cemaatler aldı devlet yerini,
Devleti bitirip defterlerini,
Dürdürmek isteyen birileri var!

Devletlü, devletin oralarını,
Göstermez kıçının yaralarını!
Askerle, polisin aralarını,
Gerdirmek isteyen birileri var!

Kuran pilanını çok iyi kurdu,
Yandaş medya zaten hepten kudurdu!
Ordumuza karşı, başka bir ordu,
Kurdurmak isteyen birileri var!

Yangın tam sararsa memleketini,
Anlarsın, Arif‘in ferasetini!..
Meclis kürsüsünden Apo itini,
Ürdürmek isteyen birileri var!

Ozan Arif
3 Ocak 2010
Frankfurt am Main 

-------------------------------

Evet aynen böyle demiştim...
Demiştim ama,
O zaman “Cizvit papazları„ gibi birbirlerine sarılmış, beraberce bazen “Ergenekon Destanı „mızın adını kullanarak, bazen de başka adlar ihdas ederek, veya çeşitli entrika ve yalan senaryolarla devletin kozmik odalarına kadar dalmış, beraberce devletin bağırsaklarını temizlediklerini söylüyorlardı...

Ne zaman ki menfaatler çatıştı...
Ne zaman ki biri birlerinin pisliğini yakaladılar ve birbirlerine düştüler...

Beraberken Mitolojik terimleri yani Ergenekon gibi isimleri kullanıp rezil ettiler...
“Ayran içtik, ayrı düştük!..„ durumuna gelince de,
“Paralel „ gibi geometrik terimlerin ırzına geçtiler!...

Bütün mesele kafa bulandırmak...
Bütün mesele çıkar savaşı...

Birilerinin hırsızlığı ortaya çıktı diye, devletin güçlerini kullanarak diğerlerinin inine girmesiyle,
Şimdi de, inine girilenlerin yine devletin güçlerini hatta silahlarını, tanklarını kullanarak Ağustos ayında ki Askeri Şura vasıtasıyla temizlenmemek için yaptığı bu darbe maskaralığının, ne farkı var?
İkiside kendi çıkarları için değil mi?

Bunların hiç birisi bu millet için, bu devlet için veya hukuk için adalet için yapılan eylemler değil...
Katılırsınız katılmazsınız benim kanaatim bu...

Yani iki taraf ta darbecilik oynuyor...
Birisi sivildi, birisi de askeri...
Hadi birinden milletin feraseti ve basiretiyle yüzlerce can kayıbı ve binlerce yaralıyla kurtulduk diyeliiim!...
Peki öbüründen nasıl kurtulacağız?..

Bunların hiç birisi ağzında sakız gibi “demokrasi„ kelimesini çiğneyip durmasın!..
Demokrasiymiş!..
Hadi ordan canım,
Dün gece saat ona kadar Türkiye‘de demokrasi deryası vardı da,
bizim mi haberimiz yoktu yani?!!!

Bunlar hep hikaye...
Herkes çıkarının, siyasi erkinin, koltuğunun, makamının hatta edindiği servetinin derdinde,
Olan millete oluyor...
Hani derler ya “Filler tepişiyor, çimenler eziliyor!..„

Olan ölenlere olmuştur... Yaralılara olmuştur...
Olan Şerefli ordumun haysiyetine, onuruna olmuştur...

Böylece amaç hasıl olmuş, birileri arzularına kavuşmuştur!

........

Dün gece samimi olarak Devletin ve demokrasinin bekası için sokaklarda meydanlarda duruş gösteren, tavır sergileyen herkese teşekkür ediyor, tebrik ediyorum...

Amaaa...
Böylesine bir hadiseyi bile siyasi rant için kullanan, kendi peşinden gittiği parti ve siyasetçiler için şarlatanlık vesilesi yapanları da kınıyorum...

Siyasetçilere gelince sadece soruyorum!
Madem böyle milleti sokağa dökme maharetiniz vardı da,
Bir yığın vatan evlatları Pkk ve Işid terörüne kurban giderken, sıra sıra Şehit Mehmetcik tabutları musalla taşlarına dizilirken neden kuru kınamalarla geçiştirdiniz?
Neden milleti bu gece ki gibi tepki vermeye çağırmadınız?
Sizin kiler can da, onların ki patlıcan mıydı?!

Eğer bu işten ders çıkarmaz, aynı kafada gider aklınızı başınıza almazsanız, bu rezaleti daha çok yaşarız çok...

Çünkü hep söylerim...
12 Eylül‘de de söyledim, bugün de söylüyorum!

Bizim memleketimizde İhtilal yapmak salata yapmaktan daha kolay!
Salata yapmak için zeytin yağından tut, limona kadar bir yığın malzemeye ihtiyaç var...
Ama ihtilal yapmak için beş-altı tane hıyar yetiyor...

İşte hep beraber bir daha gördük!
Bu gece anlaşıldı ki; o tarlada da, hıyar hiç eksik olmuyor!..


16 Temmuz 2016
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de