Üye Girişi

Üye Girişi

İLLA BİRİNİ DESTEKLEMEK!..

22 May 2016

Bu ara sık karşılaştığım bir soru bu!

-Kimi destekliyeceğiz Ozan‘ım?

................

Halbuki; Ortada dere falan yok...
Ama paça sıvayan çok!
Ortada çocuk-mocuk yok,
Ama doğmamış çocuğa don biçen çok!...

Yahu elin oğlu oturmuş kalkmıyor işte görüyorsunuz!..
Beş yüz değil, bin beş yüz imza getirseniz ben bu koltuktan kalkmam diyor...

Dayamış sırtını sağlama!
Girmiş, dün namert dediklerinin, alçak dediklerinin himayesine, hatta kendisine ağzı salyalı diyenlerin kanatlarının altına atmış kendini, gürleyip duruyor!..
Öyle bir konuşuyor ki;
Sanki dersin yedi dağın efesi!..

Bir koluna girmiş Padişah!
Bir koluna girmiş Sadrazam!
ve diğer vezirler...

Yemişim sizin ülkücü iradenizi, mahkeme kararınızı, hakkınızı-hukukunuzu diyor!...
“Yeneriz, asarız, keseriz, ezip geçeriz..„ diye posta koyup duruyor baksanıza...

Evet evet!..
Mahkeme kararını bile dinlemiyor mahkeme kararını...
Ta ki; kendisine göre bir karar çıkıncaya kadar da dinleyeceği yok...
Sanki öyle bir işaret almışa da benziyor!
Çünkü bu aralar keyfi iyi!..

..............

Ama siz tutmuş halâ bana diyorsunuz ki;
-Gelecek olanlardan hangisini destekleyelim Ozanım?

Güzel kardeşim benim derdim başkaaa...
Senin derdin daha başka!
Ben koltuğa yapışmışı koparmaya uğraşıyorum...
Sen koltuğa kim oturacak telâşındasın...

Bizi 19 senedir bir imtihana tabi tutan Mevlâ,
bundan daha kötüsünü başımıza musallat etmez ümidini taşıyorum...
O sebeple geleceklerle ilgilenmiyorum.

Yeni bir Başbuğ bulamayacağıma göre;
Gelmeye niyetlenenlere bakıyorum,
en kötüsü bile bundan yüz gömlek üstün!

İşte o sebeple;
Yeter ki pıtırak dikeni gitsin,
İsterse yerinde ısırgan bitsin!

............

Ama yine de gelmeye niyetlenenlerle ilgili bir şey dememi bekliyorsanız şu kadarını söyliyeyim;
Şimdi yanlış anlamadan beni iyi dinleyin....
Görüyorum ki bu işe soyunanlar ve çevrelerini sarmalayanların genel manzarası;
Hareketi bir yere getirmeden ziyade kendilerini bir yere getirme çabasında olduklarını gösteriyor!..
Dün problemin içinde olanlar, yarın çözümün içinde olabilirler mi?
Hele de siyasal yalakalık ve cambazlık maharetlerinden başka toplumda hiç bir karşılığı olmayan bu tiplerle başı çekenler kaç adım gidilebilirler ki?

Yerelde cılkı çıkmış, kokuşmuş tiplerin,
genelde kendilerini gül suyu gibi göstermeye çalıştıklarını görüyorum!..

.......

Çevrelerini bırakıp, bu işe bizatihi soyunanların kendilerine gelecek olursak...
Ben onlara daha önce de seslendim...

Dedim ki;
“Benim Başbuğ‘umun oturduğu koltuk elbette ki kıymetlidir...
Ona oturmak şereftir...
Ancaaak....
Başbuğ‘umun koltuğu kadar Onun dava arkadaşı olan,
Dündar Taşer‘in koltuğu da, Gün Sazak ağabeyimizin ve diğer dava arkadaşlarının koltuğu da, hakkını verenler için son derece kıymetlidir...

Ama hayır...
Ben illa da Başbuğ‘umuzun koltuğuna oturacağım diye yarın inat edecek olanlar çıkabilir!
Hatta daha kötüsü;
“Madem Başbuğ‘umuzun koltuğuna ben oturamıyorum,
madem diğer adaylardan biri oturacak„ gibi bir paniklemeyle,
o zaman, onlar oturacağına mevcut devam etsin, pıtırak dikeni yine yerinde kalsın diye alçalabilecek olanlar da çıkar belki endişesini taşıyorum...

Muhakkak ki, her birinin siyasete benden çok akılları erer...
Biz bir türlü siyasetçi olamayan, birilerinin dediği gibi halâ (hamdolsun ki) ülkücü kalanlardanız...

Siyasetteki cahilliğimizi göz önünde bulundurarak,
Sayın adaylar kusurumuza bakmasınlar!
Bu güne kadar bazılarının davranışları beni böyle endişelere sevketti...

Ama yine de açıkça söylüyorum;
Şu andaki adayların en kötüsü bile bu mevcuttan yüz gömlek üstündür!
Bu bir kişisel hıncın değil, bu bir gerçeğin ifadesidir...
Bu gerçeği birileri hala görmüyorsa diyecek sözümüz yoktur.
Sözümüz yoktur ama, onlar bu gerçeği görmemezlikten gelseler bile bu acı gerçeği değiştiremezler...

İşte onun için diyorum ki;

Yeter ki pıtırak dikeni gitsin!..
İsterse yerinde ısırgan bitsin...


22 Mayıs 2016

Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de