Üye Girişi

Üye Girişi

"BU KAN, YİNE O KANDIR!.."

10 Şub 2016

Allah var benim hiç hemşericilik gibi bir hastalığım olmadı...
Ölçüm; bir insanın öz değerlerine saygı duyması veya duymamasıdır...
Duyanı severim, duymayanı sevmem...
Tabi ki aynı toprağın çocukları olmamız hasabiyle hemşehrilerimi de severim.
Ama bu sevgiyi asla hastalık boyutuna taşımam.

Bunları bir hemşerimin bana gönderdiği fotoğrafı yayına vereceğim için yazıyorum...
Hemşericilik yapıyor demeyin diye yazıyorum...
Ama yine de derseniz, artık siz bilirsiniz!

Fotoğraf; Gökhan Dağ isimli bir kardeşimden geldi...
Her gün puşt pusularında şehitler verdiğimiz,
Diyarbakır "Sur" da çekilmiş bir fotoğraf...
Fotoğrafı gönderen kardeşimizin resmi mi?
İnanın bilmiyorum...
Belli ki Giresun'lu bir yiğit...
Polis mi, asker mi seçemedim...
Seçsem bile ne farkeder ki?

Orda görev anında bir fırsat bulmuş,
Bir duvar bulmuş, boya bulmuş, fırça bulmuş...
Ve o bölücü sloganlarla dolu semtteki duvara,
Dedesinin adını yazmış...

Dedem geldi demiş dedem...
Yürek Giresunlu olunca dedesi kim olur?!
Tabi ki Topal Osman...
Yani Türkiye Cumhuriyetinin banilerinden,
Gazi Yarbay Topal Osman Ağa...
O Sur'da görev yapan kardeşimiz de aynen bunu yazmış zaten.
Resimde görüldüğü gibi " TOPAL OSMAN GELDİ " demiş...
Fotoğrafın üzerine bir de Topal Osman'ın resmini montajlamış...

İşte bu haliyle bana gelen bu fotoğraf,
Beni, benden kopardı sanki...
Dünlere gittim; dedesini düşündüm...
Bugüne döndüm; bu resmi çektiren, torununu düşündüm...

Dedesi dün Vatanımıza göz diken Ermeni, Rum çetecileriyle vuruştu...
Torunu bugün Vatanımızı bölmek isteyen, yine aynı batı destekli bölücü "Pkk" piçleriyle vuruşuyor...

Esasında benim bütün bunları yazmam bile yersiz...
Duygularımı Fotoğrafın üstündeki yazı özetlemiş!
Diyor ki;
" Fıtrat değişir sanma,
Bu kan, yine o kandır.."

tüylerim diken diken oldu...
Evet kan, aynı...
Fıtrat, aynı...
Ve Vatan da aynı Vatan...
O zaman gerisi teferruat!...

Dolayısıyla, daha fazla teferruatla uğraşmadan,
Her gün acılarıyla yüreklerimiz yanan şehitlerimize rahmet dileyerek,
Sadece (bir fotoğraf nedeniyle vurguladığım) kendi vilayetim Giresundan değil,
bu aziz Vatanımızın her köşesinden gidip o bölücü pislikleri temizlemek için görev yapan yavrularımıza,
selamlar göndererek,
Sadece Diyarbakır/Sur'da değil, bütün Güneydoğu'da,
karda kışta görev yapan Askerlerimize, Polislerimize
dualar göndererek,
sizleri bu satırları bana yazdıran fotoğrafla başbaşa bırakıyorum...

Selam olsun...
Saymakla bitmecek olan diğer dedelerimize hatta ninelerimize
ve torunlarına...
Selam olsun bütün Vatan evlatlarına...

Artık ne baştakilere, ne kıçtakilere...
Artık ben Onlara güveniyorum Onlara...
Cenab-ı Allah yar ve yardımcıları olsun.



10 Şubat 2016
Frankfurt



 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de