Üye Girişi

Üye Girişi

KİME NE ANLATIYORUM Kİ ?!..

04 Şub 2016

"Bir mıh bir nal kurtarır...
Bir nal bir at kurtarır...
Bir at bir komutan... Bir komutan bir ordu....
Ve bir ordu da, bir vatan kurtarır..." diye,
güzel bir ata sözümüz vardır...

Memleketimizdeki gerilmeyi, birbirimize tahammülsüzlüğü ve neticesi olarak da sosyal parçalanmamızı endişeyle izlerken, bu atasözü bazen tersinden de düşünülmeli diye geçti aklımdan!

Mesela;
Ne hususta olursa olsun...
Ölçmeden, biçmeden, tartmadan peşin hüküm çok kötü...
Hele hele şişirmelerin yani pohpohlamaların tesirinde kalarak,
veya tam aksine karalamaların, kötülemelerin etkisinde kalarak hüküm sahibi olmak bence facia!..

Hadi ya!... diyebilirsiniz ama,
böyle bir yanlış bazen bir insanı,
bir insan bir aileyi,
bir aile bir mahalleyi,
bir mahalle bir köyü.... şehri, bölgeyi derken, inanın bazen bir ülkeyi felakete sürükleyebilir!...

Bizim siyasilerin sakız gibi ağızlarında geveleyip,
ama bir türlü gerçek anlamıyla iştigal etmek istemedikleri, "Demokrasi" denilen bir idare şekli var ya...

Hah işte o demokrasinin gerçekten uygulandığı ülkelerde,
seçilecek olanların layık olmaları, veya muktedir olmaları hatta iktidar olmaları aldıkları oy sayısının çokluğu ile değil...
Yukarıda izah etmeye çalıştığım muhakemeyi yürütebilenlerin çokluğu ile anlam kazanıyor...
(İtiraz edenler olabilir ama benim yıllardır yurt dışında gördüğüm böyle...)

Onun için de, o ülkeler, seçmenlerinde en azından belirli bir eğtim seviyesine azami dikkat gösteriyorlar...
İşte bunun için olsa gerek, bakıyorum da,
o ülkelerde tahsil yani eğitim çok önemli...

Çünkü insanoğlu eğtim seviyesinin elverdiği kadar peşin hükümlü olmaktan veya tesir altında kalmaktan kurtulabilir...
Neticesine hiç kafa yormadan,
"Hayırlı mı olur, hayırsız mı olur?" diye düşünmeden,
birilerinin dolmuşuna binme kararı vermez...
Hülasa eğtimli insan " önce bir düşüneyim..." demesini bilir.

Yönetici olanlarda da durum değişmez!
Yani ihtiraslarının çöplüğünde eşinen yöneticiler değil...
Vereceği kararların neticesini düşünen yöneticiler,
yönettiklerini başarıya götürebilirler...

Onun için Cenab-ı Allah;
"Akıl nizamı ve mantık ölçüsü ile gereği gibi düşünebilirsiniz diye ayetlerimizi açık açık beyan ettik.." demiştir...
İlahiyatçılarımız tabi ki daha iyisini bilirler ama en azından ben böyle yorumluyorum...

Hülasa Akıl bilginin ışığını kullanarak gerçekleri görür...
Doğru düşünme sanatını öğrenir.
Peşin hükümlülükten ve peşin hükümlülüğünün karanlığından kurtulmak, ancak düşünce ile mümkündür.

Düşünmeyenler...
Allah'ın verdiği aklı kullanmayanlar bana dinden, imandan da bahsetmesin...
Ehl-i din'lik taslamasın!
Çünkü Allah'ın Resulü boşuna dememiş;
"İnsanın dini; sâlim aklından ibarettir,
aklı olmayanın dini de yoktur." diye...

Bu iş, taslamakla olmaz!
Herkes kendini kontrol etsin;
Var mı?
Yok mu?

Ama duuur... Tüh unuttum!
Kontrol için de, akıl lazım...
Düşünce lazım...
Kime ne anlatıyorum ki?!…



4 Ocak 2016
Bad Homburg

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de