Üye Girişi

Üye Girişi

GECİKMİŞ BİR TEŞEKKÜR!

13 Ara 2015

5 Aralık 2015,
Yani geçen Cumartesi günü Avrupada yaşayan Türklerin kanalı "Kanal Avrupa"da "Ateş Çemberi" isimli proğramda işinin artık ustası olmuş olan Muhsin Ceylan'ın misafiri olmuştum...

Konu Ülkücü Hareket'ti...
Ülkücü hareketin Ozanı derken, yazanı derken, 
bir de baktım ki konuşanı olarak çıkarmışlardı beni sizin karşınıza...

Yüreğimin yangınıyla konuştum durdum...
Muhsin Ceylan sordu ben de dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım...
Sevdamızın ipi kopmuş tesbih taneleri gibi dağıtılan yüreklerini konuştuk...
Bir araya gelmenin elzemliği üzerinde durduk...

Tabi neye yaradı, kimi memnun etti veya kimi rahatsız etti onu bilemiyorum...
Zaten bu satırları da bunun için yazmıyorum.

Az zamana çok söz sığdırma telaşıyla bazen sesim yükseldi, bazen de çok duygulandım...
Duygulanmamak da mümkün değildi zaten...
İşte bu satırları beni duygulandıran yüreklere teşekkür için yazıyorum...

O proğramda bir daha anladım ki;
İnsan hakikaten dostlarının yanında
(daha rahat) sesli düşünebiliyor!
Gönüllere gerçek dostluk kadar ferahlık veren başka bir ilaç yokmuş derler ya hakikaten doğru...
Hele bu ilacın adı dostluktan da öte ülküdaşlık ise yaşanılan duygunun hiç tarifi olur mu?

O akşam ben yalnız başıma değil de, ancak gönüldaşlarımla bir bütün olduğumu bir kez daha idrak ettim...

O sebeple sözü uzatmadan Avrupa Kanal'a,
Avrupa Kanal'ın kurucusu Ali Paşa Akbaş Bey'e,
Proğramın Sunucusu Muhsin Ceylan Bey'e,
kameramanlardan rejiye kadar işin mutfağında hizmet veren kardeşlerime teşekkür ediyorum...

Ama teşekkürün en büyüğünü proğramın yapısında olmamasına rağmen, "Olsun, biz yine de bir köşede sessizce dinleriz" diyerek gelip stüdyoyu dolduran ülküdaşlarıma ediyorum...

Hele hele de sağlam vücuduyla bırakmadığı gibi, tekerlekli sandalyesi ile de beni yalnız bırakmayan,
gelip dinleyicilerin arasına karışan Hacı İdris Demirci Ülküdaşıma ne kadar teşekkür etsem azdır...

Tabiki zaman ayırıp bu sayfada devamlı bizleri ziyaret eden sizlere de çok teşekkür ediyorum...
Zaten her türlü kahpeliğe sizlerin duasıyla karşı koyduğumun, sizlerin duasıyla dayandığımın farkındayım!
Sizinle iftihar ediyorum...

Ve sizden, hepinizden aldığım güçle tekrar haykırıyorum...

"ÖLMEZ BU HAREKET, ÖLMEZ BU DAVA...
..ÖLMEZ BU HAREKET, ÖLMEZ BU DAVA..."

Ozan Arif
13 Aralık 2015
Bad Homburg / Ober Erlenbach

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de