Üye Girişi

Üye Girişi

BANA SORARSANIZ!..

25 Kas 2015

İnşallah yazdıklarımı, yazacaklarımın ilmini yapmış insanlar ukalalık olarak addetmezler!..
Gerçi addetseler de farketmez!
Ben Başbuğumuz aramızdan ayrıldı ayrılalı,
"Sen ne anlarsın"
"Sen sazını çal.."
"Bu işler saz çalıp türkü söylemeye benzemez..."
"Herkes işini yapsın..." gibi göndermelere öyle alıştım ki!..

Hep şu tesbite hep inandım!
Büyük adam olmanın yolu büyük davalara hizmet etmekten geçiyor.

Bir kere bir ülkünüz olacak...
Ve ülkünüz büyük olacak!
Çünkü yücelmek, yücelere gönül vermekle başlar.

Hedefi koltuk olanları,
Kızıl elması Meclise girip ceylan derisinde oturmak olanları, zorlamayla büyük adam yapamazsınız!

Kendi göbeğini kutup yıldızı, kendi avanesini de Türk Milleti sanan zavallılar büyük adam olamadıkları gibi, hem kendilerini, hem de talihlerinin veya kurnazlıklarının sonucunda ele geçirdikleri makamları hatta kurumları bile küçültürler!
Büyük davaları, küçük heveslerinin ve hırslarının oyuncağı yapanlar, ne kadar azametli görünmeye çalışırlarsa çalışsınlar, küçüklüklerini gizleyemezler!

Büyük Ülkülerle işe başlamak zaferin yarısıdır...
Ülkü veya Ülkücülük; Vatan, Millet, Din, Devlet, İnsanlık, Sanat, İlim daha doğrusu milli ve manevi değerler uğruna bütün kabiliyetlerimizi hatta gerekirse canımızı bile ortaya koymaktır.

Ülküleri han-hamam, para, mal-mülk veya makam, şan-şöhret sahibi olmak olanlarla ne ülkeler ne de milletler bir adım ileri gidemezler...

Bir gencin ülküsü artist olmak olabilir...
Ancak "Eğer ben artist olursam, ülkemin dertlerini yaptığım işle en güzel şekilde anlatacağım" gibi bir büyüklük yükleyerek ülküsünü taçlandırabilmelidir...

Bana göre bir milletin büyüklüğü, büyük ülküleri olan yüreklerin sayısıyla doğru orantılıdır...

Siyasette bu durum dahada büyük önem kazanır!

Önce Allah rızası için iyi gözlemlemek lazım!
Ülkemizde siyaset ne için yapılıyor?
Ülkeye hizmet etmek için mi?
Yoksa köşe dönmek için mi?

Memlekete hizmet aşkıyla yola çıkmış, memleketi kurtarayım, vatanıma hayırlı olayım diyen insanla, "Ah ulan şu fırsat bize geçse de siyasi erki birazda biz kullanıp, (afedersiniz) birazda biz boklansak diye hesap yapanları bir tutmak mümkün değildir...
Bu iki farkı hadi diyelim (gözü boyandığı için) halk görmese de,
Allah görür Allah...
Ve erinde gecinde halkta görür...

İnsanın kendisini bilmesi çok zordur...
Kendini bilen insan, insan olmanın şerefini idrak eder, bu idrakin sahibi olanda o şerefi basit hevesleri ve hırsları uğruna heba etmez!

Hülasa demem o ki;
Bir insanı en iyi Allah bilir...
Sonra da en iyi, kendini kendi bilir...

Ey kutsal görevlere soyunanlar;
Ne olursanız olun...
Ama önce büyük ülkü sahibi olun...
Büyük ülküler peşinde yenilgiler bile bence zafer sayılır...
(Ben bu duyguyu Başbuğ'umla çok yaşadım...)

Ama küçük ideallerin sahibi iseniz;
Yani Davayı değil de, kendinizi bir yerlere getirme gibi bir gayeniz varsa,
Davaya yazık etmeyin...
Yuvalarımıza yazık etmeyin...
Daha açık söyliyeyim "Ülkücü hareket"e yazık etmeyin...

Çünkü;
Bu Aziz Vatanın, bu Necip Milletin,
Bu harekete şiddetle ihtiyacı var...

"Bana sorarsanız yiğidin, erin,
Harmanı Ülkücü Hareket derim...
Yurdumun çektiği cümle dertlerin,
Dermanı Ülkücü Hareket derim..."

Ozan Arif
25 Kasım 2015
Bad Homburg

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de