Üye Girişi

Üye Girişi

CANAN İÇİN HARCANAN CANLAR! (Bir Ulkücü Nesil-2)

19 Eyl 2014

İzmir'li Özcan Doruk 25 yaşında 5 aylık öğretmendi.
Memleketini bilemediğim Davut Korkmaz 25 yaşında 6 aylık öğretmendi.
Samsun'lu Mustafa Karaca 24 yaşında 1 yıllık öğretmendi.
Çankırı (Eldivan)'lı Müslüm Teke 29 yaşında 3 yıllık öğretmendi.
Bartınlı Yılmaz Kızılay 27 yaşında 2 yıllık öğretmendi.
Ve Hatay (Yayladağ)'lı Ahmet Güleç ise 37 yaşında 15 yıllık öğretmendi...

İçlerinde evli olan sadece Ahmet Güleç Hoca idi gerisi hep bekârdı.
Yani daha çiçeği burnunda yiğitlerdi onlar.
Canlarını verdiler...
Canlarını verirken de imanlarına belge olacak imtihanlarını verdiler!..

.........

Ey Ülkücülerin amellerini didikleyen siyaset kargaları!
Utanmazsanız kendi amellerinizdeki riyaya bakmadan,
Ülkücülerin imanlarına da laf edin de alnınızı karışlayayım!
Var mı " Kanımız Aksada Zafer İslamın " diyerek canınızla verilmiş olan bir iman imtihanınız?
Vatan, Millet, Din ve Devlet için can vermek,

Kendi avanelerinizi zengin etmek için ihale vermeye benzemez muhteremler(!)
O sebeple Ülkücülere her uzanan dil dikkat etmeli!

………..

Ben şimdi yukarıda saydığım şehitlerimizin beş bekârının ruhaniyetlerinden izin alarak,
Başlarında sanki Ağabey şehit olarak giden,
ve kendi kardeşlerinin de ağabeyi olan "Ahmet Güleç" hocamızın geride kalanlarından bahsetmek istyorum...

Bugün (19 Eylül 1979) Onun defin günü...
Şehit Ahmet Güleç Hoca dediğimiz gibi evliydi ve iki tane de kınalı kuzusu vardı...
Beni, bu yazıları yazmadan önce şehidimizin oğlu Mehmet Akif aradı,
Hatta gazete küpürlerini, babasının resimlerini o gönderdi.
Mehmet Akif artık beni, resimde gördüğünüz gibi küçük bir çocuk olarak değil,
Nerde ise 50 sine merdiven dayamış koskoca bir doktor olarak aradı...
Ona huzurunuzda gönderdikleri dökümanlar için teşekkür ediyor, 35 yıllık baba yarasını kanattığım için de helâllik istiyorum...
Sadece oğlu Mehmet Akiften değil,
O kendisini çocuklarına adayan anneleri (şehidimizin eşi) çok muhterem Suna Güleç Hanımefendi'den, kızı İlahiyatçı Ayşegül Hanımdan,
Ve Şehidimizin gardaşları olan değerli gönüldaşlarım, 
Kemal Güleç, Turgut Güleç, Süleyman Güleç, Latif Güleç, İbrahim Güleç, Beylerden... 
Ve yine Şehit Ahmet Hoca'mızın Üç Bacısından
35 yıllık gardaş acılarını debreştirdiğim için sadece helâllik istemiyor aynı zamanda özür de diliyorum...
Beni affetsinler...
Satırlarımı af dileyerek, helâllik istiyerek değil de,
Şehidimizin gardaşlarından ülküdaşımız İbrahim Güleç 'in satırlarıyla son vermek istiyorum
Bakın kendisi de artık bir Tübitak emeklisi olan İbrahim Güleç Bey bize ne yazmış;

.........

Degerli Ozanım;

Aziz vatanımıza ve yüce TÜRK MİLLETİ'nin emrine sayısız alperenler yetiştiren,
geçmişi şan ve şerefle anılacak olan ÜLKÜ OCAKLARI çatısı altına girdigim günden beri sizi tanıyor ve verdiginiz mücadeleden kendime dersler alıyorum.
Senin ve diger ozanlarımzın yüce emeği ALLAH katında değerini bulacaktır inşallah.
Yıl 1979 Aylardan 18 eylül yani bundan 3 gün sonra seneyi devriyesi olacak.
Adana yapı meslek lisesinde hain eller tarafından 6 idealist ülkücü ögretmenimiz şehit edildiler.
Mekanları cennet olsun inşallah.
Bunlardan bir taneside benim ağabeyim "AHMET GÜLEÇ" tir.
Degerli dava büyügümüz yılma DURAK agabeyimle Erzurum'da dogu kültür dernegini kuran,
görev yaptıgı yıllarda HATAY Kırıkhan'da ÜLKÜ-BİR başkanlıgı yapan dava eri biriydi ağabeyim.
Müdürlügünü yaptıgı yatılı Bölge Okulunun önüne 16 Büyük İmparatorluğumzun şanlı bayraklarını diktirdiği için, başta aydınlık ve cumhuhriyet adlı paçavra gazeteler tarafından hep boy hedefi gösterildi.
Sürgün hayatı başladığında sayısız yerlere sürüldü.
Nitekim 18 eylül 1979 da şahadet şerebetini içti.
Tüm aziz şehitlerimiz le birlikte mekanı cennet olsun diyorum.
18 eylül günü bu yigitleride sayfanda anmanı rica ediyor en içten saygılarımı sunuyorum...

İBRAHİM GÜLEÇ
TÜBİTAK EMEKLİSİ VE
YAYLADAĞI ESKİ ÜLKÜ OCAKLARI BŞK.

................

Bu tip mektuplar omuzumuzdaki yükün ne denli ağır olduğunu hatılatıyor...
Allah yardımcımız olsun, dualarınızda unutmayın efendim....



Samsun, 19 Eylül 2014

 

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de