Üye Girişi

Üye Girişi

BİR ÜLKÜCÜ NESİL...

18 Eyl 2014

“..NEREDEN BAŞLASAM NASIL ANLATSAM,
SİZE BİR ÜLKÜCÜ NESİL ANLATSAM..„

…35 yıl önce şehit olan altı meslektaşımın hatırasına…

Anlat Ozan Arif anlat…
Anlat anlatabilirsen…
Ama ne mümkün onları anlatabilmek…Onları dile getirebilmek…
Sonra anlatabilsek bile hangisini… Veya kaçını anlatabiliriz ki?

Bir değil… Bin değil…
İki bin, üç bin, dört bin değil….
Beşbin'e yakın vatan sevdalısı…
Başbuğ'umun dediği gibi;
“Onlar Türk- İslam davasının hem şehitleri…
Hem de şahitleri..„ oldular.

Tabutlarından akan kanlar boynumuzdan aşağı,
koynumuza dola dola taşıdık Onları…

Alkışlarla değil,
Tekbirlerle, dualarla uğurladık Onları…
"Kanımız Aksa da Zafer İslam'ın" diyerek…
"Rehber Kur'an, Hedef Turan" diyerek…
"Tanrı Türk'ü Korusun ve Yüceltsin" diyerek…
"Hak, Hukuk, Adalet… Milliyetçi Hareket" diyerek…
"Milliyetçi Türkiye", "Millî Devlet, Güçlü İktidar" diyerek uğurladık hepsini…
Çünkü Onlar bunlar için öldüler…

Daha doğrusu öldürüldüler… Öldürüldüler...
Evet evet idealleri bunlar ve bunlara benzer umdeler olduğu için..,
Emperyalizmin her türlüsüne karşı oldukları için..,
Yani Ülkücü ülkücü…
Ülkücü oldukları için öldürüldüler Onlar.

Kefenlerini öyle seçim mitinklerinde yağlı kemik kapmak için,
Veya kefen defilesine mankenlik yapmak için değil…
Vatan, Millet, Din ve Devlet uğruna can verdikleri için giydiler…

……...

Çünkü öyle bir devirdi o devir…
Vatanın her köşesi adeta yangın yeriydi…
İşte yangını çıkaran odaklarla bizi öldüren odaklar aynıydı!
Yangını çıkaranlar da onlardı… "Yangın vaar.." diye bağıranlar da onlardı…
Ve halâ bağırıyorlar!..
Televizyon, gazete, nerede hangi fırsatı bulurlarsa bizi sırtımızdan vurmaya devam ediyorlar!
Romanlarla, hikâyelerle, şiirlerle hatta filimlerle, dizilerle kendi caniliklerini kapatmayı, Ülkücüleri de cani gibi göstermeyi başarıyorlar…

Peki biz ne yapıyoruz?
Biz kendi geçmişimize sahip çıkabiliyor muyuz?
Haklılığımızı vatandaşa anlatmayı bırak kendi evlatlarımıza anlatabiliyor muyuz?
Evlatlarımıza yani gençlerimize 15 yıldır,
"Hareketin lideri bilmem kim" den başka…
"Devletin başına bilmem kim gelecekten" ten başka ne öğrettik?
"Ülkücülük şereftir" diye bağırdık,
Lakin;
"Eli kanlı katillerle hükümet kurmayı kendime yediremiyorum" diyen kart zillinin lafını yedik,
Yemekle de kalmayıp;
"O bize değil, eski MHP'ye söylüyor" diye,
kendi geçmişimize adeta kendimiz küfür ederek şerefimizden tavizin daniskasını verdik…

Beyler;
Ne geçmişini unutanın geleceği,
Ne de acılarını unutanın sevinci olur!
Onun için yüzümüz gülmüyor işte…

Ben bu yazıya başlarken, otuz beş sene önce,
yani 1979'un, 18 Eylül'ünde Adana'da katledilen öğretmen ülküdaşlamızın acısını sizinle paylaşacaktım.
Niyetim o idi.
Ama bak bambaşka dertler yazdım…
Belki de şehitlerimiz böyle istedi kim bilir!
Belkide;
"uğruna canımızı verdiğimiz davamıza çöreklenen vefasızlık
bizden daha önemli sen onu yaz Ozan Arif.." dercesine
O Altı şehidimiz yönlendirdi beni bunları yazmaya…

Sözü çok uzattığımın farkındayım!
Allah var sözüm de bitmedi…
Neyse gerisini sonra yazmak üzere bunları yazmama vesile olan O öğretmen Şehitlerimizi rahmetle anıyor,
Onları sizin "Fatiha"larınızla, "Yasin"lerinizle,
Sizi de Onların şehadet haberinin doldurduğu gazete küpürleriyle başbaşa bırakıyorum…
Selam… Vefa… Ve dua ile...


18 Eylül 2014,
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de