Üye Girişi

Üye Girişi

SİZİN YERİNİZ DOLMAZ!..

27 May 2014

Acı çeken yürekler bilir ki, dayanılması en zor olan acılar söyleyemeyip içimize gömdüğümüz acılardır...
O karadeniz türküsünde, ne de duru anlatılır bu...

"Herkesin bir derdi var,
Durur kendi içine.."

Bence dertlerimizi, acılarımızı fazla içimizde tutup hapsetmemeliyiz...
İçiniz kor gibi yanarken susmak, içinize gömdüğünüz acılara deva olmaktan ziyade yenilerini ekler...

Nisan... Mayıs... Haziran...
Bu aylar, acıların aylarıdır ülkücünün yüreğinde!

Neden bu aylara acıların ayları diyorum biliyor musunuz?

Şunun için;

Ülkücü Hareket
4 Nisan 1997 Başbuğ'unu kaybetti...
27 Mayıs 1980 (yani bugün) Gün Sazak gibi bir yiğidini kahpe kurşunlara kurban verdi...
13 Haziran 1972 Dündar Taşer gibi bir hakiki türkmen beyini, bir gönül adamını,
Karanlık(!) bir trafik kazasıyla Hak'ka uğurladı...

Tabi bu isimleri yakından tanımayanlar,
Bunların sadece "Ülkücü Hareket"in değil aynı zamanda bütün vatanın hatta Türk dünyasının kayıbı olduğunu bilemezler...
Suçlamak için de söylemiyorum!
Hangi gencimize bunları öğrettikki bugün bilmelerini bekliyoruz!

Mesela dediğim gibi bugün "Gün Bey"imizin, Gün Sazak'ımızın şehadet yıl dönümü,
Kim hangi etkinliği yapıyor?
Yapan varsa alınmasın... Ama böyle mi olmalı?

Neyse ben konuştuğum zaman birilerine batıyor!

Benimki de iş olsun...
Başbuğumuzun vefaat yıl dönümlerini bile üstün körü geçirenlerden!
Bugün "Gün Sazak"ı,
Yarın "Dündar Taşer"i (hay Allah razı olsun dedirtecek şekilde) hakkıyla anmalarını beklemek,
resmen safdillik olur!

Bugün bütün şehirlerde, ana caddelerde, ilan panolarında, hatta televizyonlarda, gazetelerde

"Şehadetinin 34. yılında,
Başbuğ'umuzun kader arkadaşı,
Yiğit Devlet adamı,
GÜN SAZAK'ı
Rahmetle anıyoruz ..."

duyuruları görmek,
hele hele duyurunun altında da üç hilalli mührü görmek,
hangi ülkücüyü mutlu etmezdi ki?

Diyeceksiniz ki; seninki de laf mı şimdi...
Sanki ülkücünün mutlu olmasını isteyen var!

Sizleri mutlu etmeye yetmeyeceğini biliyorum ama yine de,
Hem sizin adınıza, hem kendi adıma diyorum ki;

Gün Ağabey;
Ey; Başbuğ'umun kader arkadaşı...
Ey; Yüce Türk Milletinin asil evladı...
Ey; Ülkücü hareketin gözü, gönlü tok beyi...
Ey; Anaların ender doğurduğu yiğit devlet adamı...
Ey; Türk devletinin Şehit olmuş bakanı...
Ey; Yaşarken her an ölüme hazır yaşayan ülküdaşım...

Şehadetinin 34. yılında seni rahmetle anıyoruz...
Sizin gibileri hararetle arıyoruz...
Ama biliyoruz ki yeriniz dolmaz.
Allah Habib'ine komşu eylesin...
Nur içinde yatın Ağabey...


27 Mayıs 2014,
Bad Homburg v.d.H.

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Benzer Öğeler (etikete göre)

  • Mekanları Cennet Olsun!

    Çoğu zaman rüyama girerler, sanki geçit resmi yapar gibi gözlerimin önünden geçerler.

    Oruç Reis İle kolkola yürür. Yusuf İMAMOĞLU, Dursun ÖNKUZU, Süleyman ÖZMEN, Erdem ARABACI, Ercüment YAHNİCİ ve Gün SAZAK Gibi Şehitler...
    Uykularım kaçar, kalkar Cenab-ı Hakk'a sığınır ruhları için dualar okurum.

    Ercüment'im gelir aklıma... Mezar bile dar gelmişti yavruma, mezara sığmamıştı.
    Onların ruhları bizim varlığımızın teminatıdır. ALLAH(c.c.) hepsinden razı olsun, mekanları cennet olsun!

    Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ

    (Kaynak: Facebook Ozan Arif Hayranları Sayfası)

  • Şehit Bakanımız Gün SAZAK'IN Cenaze Töreni

    Ülkücü Şehit Bakanımız Gün SAZAK'IN Cenaze Töreni

    Merhum Gün SAZAK İçin Hacı Bayram Camii'nde Cenaze Namazı Kılındı

    (Kaynak: Facebook Ozan Arif Hayranları Sayfası)

  • GÜN SAZAK`I Rahmetle Anıyoruz

    Ülkücü Şehidimiz GÜN SAZAK Şahadetinin 33.Yılında Rahmetle Anıyoruz.

    İnanç Samimiyet Ahlak fedakarlık millet ve Vatanseverliğin sembolu bir Dava adamı 1932 Yılında Eskişehirin Sazak köyünde doğan Gün Sazak eski milletvekillerinden Emin Sazak'ın oğludur İlk ve orta tarihini Eskişehir'de yüksek tahsilini de Amerika'da yaptı Sazaklar Eskişehir'de geniş topraklara sahip çiftçilik yapan bir ailedir ve toprağa çok bağlıdırlar Bu durumdan dolayı Gün bey Amerikaya ziraat tahsiline gönderilir.

    Yüksek tahsilini başarıyla tamamlayıp yurda dönen Gün Sazak toprak işlerine daha sıkı bir şekilde sarılır, modern teknoloji ile işlerini geliştirir, verimi arttırır. Diğer taraftan da inşaat işlerine başlıyarak müteahhitliğe soyunur.

    Dürüst, temiz, sağlam işleri yapması sayesinde bu dalda da başarılar kazanır. Toprağa bağlılığı Amerika tarihinden sonra şuurlu bir vatanseverliğe dönüşür.

    1970'li yıllarda Türkiye'nin başına gelen kominist Sovyet Rusyanın dolaylı işgal faaliyetleri, anarşist ve

    Gün SAZAK Başbuğla Bir Yurtiçi Gezisinde bölücü olaylar bir toplantıda rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş'le tanışmasına vesile olur. Bu tanışmadan kısa süre sonra Gün Sazak MHP'ye katılır.

    Partiye girdikten sonra şahsi işlerini takip ederken ağırlıklı olarak siyasi faaliyetleri yürütür. Yaptığı çalışmalar, fikir, tavır ve davranışları ile kendisini partiye kabul ettirir ve büyük bir saygınlık kazanır.

    Maddi durumunun iyi olması, yüksek ahlak ve karakter yapısı onu memleketin durumunu gördükçe daha da azimlendirir ve aşkla - şevkle çalışır.

    Elinin açıklığı, yardımseverliği, garip, fakir ve yoksulları koruması, o'nu AĞA yapar ve öğle anılır. Komünist beşinci işgal faaliyetlerin doruğa çıktığı zamanlarda her fraksiyondan bütün komünistler o'na AĞA diyerek çamur atmaya başlarlar ama O verdiği cevapta asaleti ve terbiyesiyle kendini bütün Türkiye'ye kabul ettirdi. Ne

    Vefatının Ardından Hergün Gazetesinin Baş Sayfası diyordu Gün Sazak?

    Evet ben ağayım.

    Allah şükürler olsunki ben Türk töresine göre ağayım ve bununla gurur duyuyorum. Çünkü O hep vermiş, hiç almamıştır. Kendine geleni boş çevirmemiştir.

    Bütün bu faydalı ve güzel çalışmalarından dolayı MHP genel başkan yardımcıs iken ikinci Milliyetçi Cephe hükümetinde Milletvekili olmadığı halde dıışarıdan Gümrük ve Tekel Bakanı olarak vazife aldı.

    Prensipli, kararlı ve tavizsiz çalışmalarıyla kısa zamanda gümrüklerdeki rüşvet, hırsızlık ve yolsuzlukları en aza indirdi ve vurguncu-soyguncuların canına ot tıkadı. Görev aldığından şehid edildiği tarihe kadar 5.5 ay bakanlık yaptı.

    Bu zaman içinde Türkiye'deki bütün kaçakçı ve soyguncuların düşmanlığını kazandı. Türkiye devleti ve Türk milleti kazandı ama O doğru bildiği, inandığı prensiplerinden taviz vermedi.

    Nihayet O günki şartlarda, Türkiye'nin kan gölüne çevrildiği günlerde kaçakçı patronlarının kiraladığı pusula bekleyen kominist katiller tarafından 27.05.1980 tarihinde eşi ile gittiği bir ziyaretten dönüp arabadan eşyalarını indirirken çapraz ateşe alınarak şehid edildi.komünist uşaklar arkadan kalleşçe vurmuşlardı.

    Hastaneye kaldırılırken yolda öldü. Cenazesi MHP genel merkezi önünde yapılan bir törenden sonra Ankara Hacı Bayram Camiinde cenaze namazı kılınarak Eskişehir'in Sazak köyünde toprağa verildi.

    Cenaze törenine Türkiye'nin dört bir yanından gelen 300 binden fazla gönüldaşları ve vatandaşlarımızın tekbir ve göz yaşları arasında toprağa verildi. Mekanı Cennet, ruhun şad olsun büyük insan. Gönlümüzden, unutmayacağız..

    (Kaynak: Facebook Ozan Arif Hayranları Sayfası)

Arif'çe

  • BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!
    Yazan
    BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM! Bugün dedi isem 31 Ağustos anlamayın! Hemen kısaca izah edeyim; Benim kimliğimde doğum tarihi olarak '10 Haziran 1949' yazılı. Babam doğduğumdan kim bilir kaç sene sonra nüfus kâğıdımı çıkartmaya gidince,Alucrada‘ki zamanın nüfus memuru kim ise böyle bir tarih yazmış.
    Yazan Çarşamba, 30 Ağustos 2017 23:37 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de