Üye Girişi

Üye Girişi

BU İŞİN DOĞASINDA BU VARMIŞ!

15 May 2014





Vesaire diyorum ama daha beri, yani daha yakın tarihe de gelmedi nedense!

Mesela bekledim ben 1988'deki Almanya'nın Borken kasabasındaki "Stolzenbach Maden Ocağı" faciasından da bahseder belki diye...
Ama bahsetmedi...
Ya tarihi çok uzak buldu(!)
Ya orada ölen 51 canı, sayı olarak çok az buldu,
Ya da...
Ya da o 51 canın 13'ü Türk'tü yani!

Daha açık söylemiyorum, söylersem siyaset yapıyorsun hatta ırkçılık yapıyorsun diyorlar! 


Yanılmıyorsam Süleyman Demirel'den duymuştum,
" Dünkü güneş ile bugünkü çamaşır kurutulmaz " lafını...

Dünkü de ne!?
Düne kurban olayım... 
Beyefendiye baksana 150 sene önceki sel suyu ile bugünkü pisliği yıkamaya kalkıyor!

Ve devam ediyor...
Utanmadan Zonguldak'da iki-üç yıl önce yumurtladığı aynı yumurtayı Soma'da da aynen yumurtluyor!
(Yani estağfirullah Türkiye'yi bilgilendiriyor diyelim!)
Çok bilgili filozof edasıyla diyorki;
" Bu işin fıtratında, bu işin doğasında bu kazalar var " diyor ve,
Ölümün bu kadar fazla olmasına da üzüldüğünü ekliyor...

Sanki "kazalar yok veya hiç kazalar olmaz" diyen var.

Yahu millet tedbirsizlikten bahsediyor tedbirsizlikten...
Bütün tecrübeli teknik kurumlar, teknik ağızlar, mühendisler, çalışanlar diyor ki;
Böyle bir işletmede olması gereken donanımlar tam olsa, böyle bir kaza olmaz...
Kaza olsa bile bu kadar vatan evladı heba olmaz... Diyor...

Ama bizimki halâ;
“Bu işin doğasında bunlar var„ diye ısrar ediyor...

Bu mantığa göre, peki o zaman;
Yollara trafik levhaları asmayalım veya diğer tedbirleri almayalım;
Nasıl olsa trafiğin doğasında kaza var...
Uçaklara bakım yapılmasın ne gerek var masraf etmeye,
Nasıl olsa uçağın da, uçakta uçanların da fıtratında düşmek var...
Hatta ne lüzüm var hastaneye, doktora, bir sürü hemşireye alete, edevata,
Nasıl olsa insanın fıtratında ölüm var...
Dedim ya bu mantıkla bir ton şey sıralanabilir...

Sahi ne lüzum vardı ( Güneydoğu'da bölücüleri rahatsız etmesin diye geri çektiğin) mehmetcikleri, polisleri,
10 metre ara ile  Soma'da canı yanan insanların önüne dizmeye...
O meşhur gostak gostak yürüyüşünle o insanların arasına da gelseydin ya, Soma'lı seni yiyecek miydi?
Yoksa senin fıtratında, doğanda ölüm yok mu aslanım!

Öyle misin, değil misin bilemem!
(Zira din-iman ölçen imanometrem yoktur)
Ama müslümanım diyorsun...
Her Müslüman Kadere iman eder, ancak her faciayı kaderle izah etmez...
Her şey Allah'tandır amenna...
Fakaaat... Gerçek müslüman bilir ki;
" Allah'ın insan oğluna bahşettiği en büyük servet akıldır "
Sen Allah'ın sana verdiği aklı kullanma, aklın gerektirdiği tedbirleri alma, aldırtma,
Sonra çık de ki;
Her şey Allah'tan " Bu işin doğasında bu var "
Hadi ordan sende...

Gemiye, gemiciklere,vakıf zulalarına kullandığınız aklın kırıntısını,
gariban madencinin güvencesine kullansanız,

Ayakkabı kutularının fıtratını değiştirdiğiniz gibi,
maden ocaklarının da fıtratını değiştirebilirdiniz...


Bakın Beyefendi;
Ben müneccim değilim!
Gelecekten (tövbe haşa) haber verme gücüm yok.
Ama şunu hissediyorum...
Gidişiniz gidiş değil!
Görür müyüm, görmez miyim onu da bilemem.
Yaşıyorsam dünyada, yaşamıyorsam ahirette,
Birgün bir fotoğrafınız geçecek elime...
Çok üzüleceğim... (Zira o kareleri hiç sevmem!)
Ama üzülsemde o fotoğrafın altına zat-ı alinizden(!) bütün Türkiye'nin duyduğu,
Şu cümleyi yazacağım;

" Bu işin doğasında bu var "

İnşallah ben yanılırım.



15 Mayıs 2014

 


 

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de