Üye Girişi

Üye Girişi

TÜRK KADAR TAŞ DÜŞSÜN BAŞINIZA!

27 Eki 2013

Bir-kaç Genç,
Bir sayfa hazırlıyorlar...
Birinin dışında diğerlerini görmedim bile...
Benden habersiz kurdukları ve “OZAN ARİF RESMİ HAYRAN SAYFASI„ adını verdikleri,
bu sayfayı yürütmek için benden hem izin hem de destek istediler...
Bu edepli davranışları beni etkiledi, güvenimi kazandı ve dolayısıyla izin verdim...
(İyiki de vermişim kendilerine teşekkür ediyor, herbirinin gözlerinden öpüyorum)

Bu kardeşlerimiz, ekseriyetle benim yazdıklarımı,
şu veya bu sebeple söylediklerimi, televizyonlardaki proğramlarımı,
kendi internet sayfam olan olan “www.ozan-arif.ws„ den aldıkları şiirlerimi, destanlarımı yayınlıyorlar...

Ara-sıra da,
Başta Başbuğ'umuz olmak üzere bu milletin önemli değerlerinden, devlet adamlarından sözler neşrediyorlar.
Atatürk'ten tutun, Ziya Gökalp, Seyit Ahmet Arvasi, Nihal Atsız, Galip Erdem, Mevlana, Necip Fazıl, hülasa aklınıza kim gelirse...
Milli ve manevi dünyamızdan aralıksız rüzgarlar estiriyorlar,
Bu rüzgarlar birilerine iyi gelmese de, bu kardeşlerimiz ellerinden geldiğince bir hizmet yapmaya çalışıyorlar.
Zaman zaman kendileri de ufak tefek kendi yorumlarını, dini ve milli gün kutlamalarını koyuyorlar.

Hatta fırsat buldukça ben de göz atıyorum.
Hangimizin olmuyor ki, onlarında (gördüğüm-göremediğim) ufak tefek gözden kaçan hataları oluyordur herhalde...
Dedim ya bir hizmet yapmaya çalışıyorlar, o kadar olacak... Olsun... Ellerine sağlık.

Bana kalsa ben bu işi yapacak ne zaman bulabilirdim, ne de teknik bilgim yeterdi.

Ve üstelik (birileri ücretli sansa da) bu gençler bu hizmeti hiç bir çıkarları ve beklentileri olmadan yapıyorlar...
Yapıyorlar ama dediğim gibi fincancı katırlarını da ürkütüyorlar tabi!
Manyetik alanları geniş maşallah!
Memnun ettikleri de çoook... Edemedikleri de!..
Ben de dahil olmak üzere kimine göre hainiz, kimine göre davamızın eri...
Hiç önemli değil, kim bizi nereye koyarsa koysun, bizim yerimiz ne bizi alkışlayanların gösterdiği yer,
ne de bize yuh çekenlerin gösterdiği yerdir.
Biz bu iki yerin arasında bir yerlerde olduğumuzu biliyoruz...
Zaten ben bu sefer bunların üzerinde durmayacağım.

Benim bu sefer ki meramım şu;
Bu gençler veya ben, ne zaman bu sayfada Türk'ten,
Türklüğün kıymetini bilmekten,
Türklüğümüzle gurur duymaktan bahis açsak,
Veya bu konuyla ilgili geçmişte söylenen bir sözü yazsak...
Vay efendim siz misiniz Türklüğü ağzınıza alan, söz konusu eden...
Gocunan gocunana...
İşte bu gocunanlar Türküz deyince kırmızı görmüş İspanyol sığırı gibi saldırıyorlar!
Saldıranlar da şöyle;
Gönüllerinde var mı bilmiyorum!
Ama ellerinde "Müslümanlık" yaftası, nerde ise bizi kafir ilan edecekler...

"Kanımız Aksa da Zafer İslamın" diyen Türklükten dem vuramazmış...
Ya o sözü diyen biz deyilmişiz, ya da o sözle Türk‘üm demek yanyana olmuyormuş!
Yok "ırkçılık yapıyormuşuz"
Yok “içinde Türk geçen andımızın kaldırılması çok güzel olmuş“
Yok “Sorgu-sual melekleri Türk müsün diye sormuyorlarmış “
Kimisi de yazmış;
"Kurtuluş İslamda, bu da din üzere ölmektir "

Bunları nereye yazıyorlar?
İşte o gençlerin hazırladığı sayfaya yazıyorlar...
Buraya hepisini sıralamak uzun iş, sayfayı karıştırırsanız daha neler görürsünüz neler...

İnsan, “Yeter be...“ demekten kendini alamıyor,
Ayıp diye birşey var!
Şu son yazılan ifadeyi mesnet yaparak, mevzuya gelelim.

Nedir o son ifade;
"Kurtuluş İslamda, bu da din üzere ölmektir "
İşte bu ifadeyi ölçü olarak, yani "din üzere ölmeyi" ölçü olarak kabul ediyorsanız hiç mesele yok!
O zaman kökeni ne olursa olsun vicdanlı müslüman Türk'lükten gocunmaz!
Çünkü bu imtihanı Türkten daha iyi veren bir millet yok... Yok... Yok.
İslam'ın sancağını üç kıtaya bazılarının Türk'ten üstün tuttuğu “Vahabilik„ mensupları götürmedi!
Din üzere ölmeyi ihlasla ortaya koyan,
Nizam-ı Alem davasını şiar edinen,
"Allah ile olduktan sonra, ömür de, ölüm de hiçtir " diyen, Türk götürdü Türk...
Türk‘üm diyene, hemen ırkçılık karası sürmeye kalkmak şerefsizliktir.
Yiğide hakkını vermek bu kadar zor mu?

Şunu herkes iyi bilsin;
Biz Türk derken İslamı zaten içinde telakki ederiz.
Ama siz ümmetiz derken bile içinde Türk‘ün varlığına tahammülünüz yoktur!

Evet biz Türküz deyince karşımıza hemen müslümanlık taslayarak çıkanlar Türk'ü zerre kadar tanımayan zavallılardır.
Onların; siyasi emelleri için mızraklarına Kur'an sayfalarını takan Emevi zalimlerinden farkları yoktur!

Doğrudur!
Henüz İslam'la müşerref olmamış Türkler vardır.
(Arap deyince kıçını yalıyanlar, Arap'ın hıristiyanı yok mu sanki!)
Ben komünist Rusya'nın yıkılmasından sonra, müslüman olmayan soydaşlarımızı gördüm.
Çoklarıyla tanıştım... Çoklarıyla konuştum...
Henüz müslüman olmamış olmalarına rağmen,
Bana göre Onlar;
Kâbe'nin dibine yüz bilmem kaç katlı saray yaptırıp,
Allah'ın Beyti'ne yukardan bakan ve müslümanlık taslayan zihniyet sahiblerinden çok üstünler.
Zira onlarda inanın İslam'a buğuz görmedim, tam aksine saygı gördüm.
(Allah hepsine hidayet versin)

Ama bırakın dışarıyı,
Türkiye'de bile Türk'e buğuz edenden,
Ne buğuzu... Açık açık düşmanlık eden ve müslümanlık taslayan soysuzlardan geçilmiyor....

Öyle sanıyorum ki;
Kıyıda köşede kalmalarından dolayı henüz İslamla müşerref olamamış Türk'lerin iflahı mümkün,
Ama Allah'ın Resulü, Peygamber efendimizin bile övgüsüne mashar olmuş Türk'e, düşmanlık besleyen “müslümanımsı varlıklar“ın iflahı mümkün deyil herhalde...
Anlıyorum ki onlardan ne ümmet olur ne de millet...
Bana göre onlar, devasız illet...
Allah hepsini ıslah etsin!..
.............

Tam yazıyı bitirdim,imzayı atacağım,
Allah... Allah...
Kulağıma televizyondan sesi geliyor Beyefendinin!

Efendim; Van'da buyuruyorlar ki;
"Biz siyasi Kürtçülüğe karşıyız "
Tamam... İyi... Güzel...
Ama hiç bu kadarla bırakır mııı!?
Hemen arkasından;
"Biz siyasi Türkçülüğe de karşıyız.."
..............

Buyurun!
Hani derler ya;
"Al sepetten bir hıyar,
Ne desen buna uyar..."

Yahu şu siyasi Türkçüler kim acaba?..

Kim olacak, herhalde Türk'üm diyen herkes olsa gerek!
Çünkü bu ülkenin adı Türkiye,
Bu milletin adı da Türk Milleti...
(Tamaaam... Tamam canım niyetinizi anladık da, en azından şimdilik yani!)

Sonra da diyorlar ki;
Bu "Ozan Arif çok küfür ediyor!"

Ne yapayım arkadaş hırs alınacak bir o var,
Onu da Allah günah yapmış!..

Neyse yine de günaha girmeyeyim.
Ulan Türk kadar taş düşsün başınıza be...


27 Ekim 2013

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de