Üye Girişi

Üye Girişi

OLMAZ OLMAZ DEME, OLMAZ OLMAZ!

15 Tem 2013

Kenan Evren‘den nefret ederdim!
Hala da ediyorum...
12 Eylül'ün hemen akabindeki yıllar...
Hem askeri erki, hem de siyasi erki elinde bulundurduğu, yani “Ali kıran baş kesen„ olduğu dönemler, Türkiye Cumhuriyeti Devlet başkanı olarak Almanyaya gelmişti...

Alman Devleti Kenan Evren‘i sevmeyen belli kişilere bulundukları bölgelerde gözaltıvari bir ceza uygulamıştı.
Kenan Evren Almanya‘da bulunduğu süre içinde bu kişiler günde 3-4 defa belli saatlerde en yakın karakola gidip imza verecekler, yani bulundukları şehirden ayrılmayacaklardı...
Neden?

Çünkü bu kişiler Beyefediye suikast yapabilirmiş...
Peki ne oldu?
Ne olacak biz Frankfurt‘ta imzamızı attık, O da Bon‘da, Köln‘de ziyaretlerini yaptı...
Peki birşey oldu mu?
Bizden yana bir zarar görmedi!.. ( Biz zaten o konuda kof çıktık! 12 Eylül savcısı Nurettin Soyer denen Eli kanlı katilimiz bile eceliyle geberdi gitti!..)

Bizden, yani Ülkücülerden bir zarar görmedi ama sol örgütlerden nasibini aldı!
Nasıl aldı?
Nasıl olacak bir punduna getirip kafasına yumurtayı patlattılar...

Eee... Şimdi bazıları diyecekki bunu neden anlattın?
Şunun için anlattım.
Baştan söylediğim gibi;
Kenan Evren‘den nefret ederdim!
Hala da ediyorum...
Amaaa... O zamanki duygularımı Allah biliyor siz de bilin...
Kenan Evren‘e atılan o yumurta Kenan Evrenden nefret eden yüreğime hala unutamadığım garip bir acı vermişti!
Zira O benim gözümde eli kanlı zalimdi ama Elin gözünde Türkiye Cumhuriyetini Devlet başkanıydı!
Yani o yumurta bizim köyün itine değil, Elin memleketinde Türkiye Cumhuriyeti Devletine atılmıştı..
Yüreğime düşen acının sebebi bundandı!..

30 sene önce yaşanmış bir duygunun nedenini bugün anlatma sebebime gelince,
Yıllar sonra yüreğime o acıya benzer bir acı düşmesi!

Peki bu yeni düşen acının sebebi ne? diyeceksiniz...

Ne olacak şu Hüseyin Çelik denen Akp‘nin lafazanı...
Hakikaten o laf doğru...
Biraz amiyane ama ben sık kullanırım! Hani derler ya Tezekten terazinin boktan olur dirhemi diye!
Tencere düşmüş kapağını bulmuş arkadaş... Bu zat tam Tayyip‘lik başkan yaveri...
Jet Fadıl‘ın eski personeliymiş, Tayyip Bey Jet Fadıl‘dan millet vekilliğini devralırken bunu da devraldı herhalde diye düşünüyorum!
İkisinin de en önemli özelliği; düşmanlıkları canlı tutarak siyaset yapmak!..
Hele Bu Çelik var ya vıcık vıcık tahrik , pelte pelte münafıklık taşıyan, üzerinde güvensizlik yosun tutmuş olan bir zat...
Kendini çok iyi konuşuyorum zanneden bir zavallı!..
Yapıcı rollerinde bir yıkıcılık abidesi...

Ne diyor bakın;

"Sayın Bahçeli siz uçağa bile binmekten korkan Ankara'da kuluçkaya yatmış bir zavallısınız.
Çözüm süreci Bahçeli'nin kimyasını bozmuşa benziyor. Hakikaten ruh hastası olmuş"

Sadece bu kadar mı?
Olur mu canım daha bir sürü laf...
MHP‘yi hedef göstermeler, “etnisite siyaseti„ diyerek Türk Milliyetçiliğine imalı göndermeler falan-filan...
Ve Bahçeli‘ye söylenenler...
Yani bu zatın çapı yukardaki kurduğu cümleden belli!

Çokları sana ne oluyor Ozan Arif? Bahçelinin avukatlığı sana mı düştü diyordur muhakkak...
Varsın desinler...
Ya arkadaş ne yalan söyleyeyim kanıma dokunuyor...
Bazıları şimdi diyorki;
Sen daha ağır sözler söyledin Bahçeli‘ye Ozan Arif...
Evet... Doğru...
Ben aynı Kenan Evren gibi Bahçeli‘yi de sevmem aynı şekilde ondan da nefret ederim...( Zaten Bana göre Ülkücü Harekete Kenan Evren‘in yapamadığını o yaptı!)
Bahçeli‘yi sevmem ama Hüseyin Çelik gibilere de laf söyletmem...
Hatta söylenen bazı şeyler doğru da olabilir lakin söyleyen adam olacak!
Bu Hüseyin Çelik gibilerin işi değil...
Bay Çelik şunu iyi bilsin ki;
Üzerine kazara üç hilalin gölgesi düşmüş tezek bile kendilerinden kıymetlidir!

Şimdi gelelim Bahçeli Efendiye;

Hani o bana takındığınız kabadayılıklar?
Hani o kendi dava arkadaşlarımıza yaptığınız yol kesmeler, salon bastırmalar?
Hani o yaptığım geceleri engelletmeler?
Hani o yaptığım gecelerde üç hilal astırdım diye mahkemeye vermeler?
Hani o beni mahkemeye verip tazminat almalar?

Bak elin oğlu Senin burnunun dibinde, Aynı çatı altında senin için neler söylüyor!..
Bak elin oğlu Senin bulunduğun şehirde, kendi yaptıkları mitingte Üç Hilal‘li bayrakları nasıl pis emelleri için kullanıyor?..
Hani nerdesiniz?

Bütün numaranız bana mıydı,
Bütün kahramanlığınız Ülkücüyüm diyen insanlara mıydı?

Duuur... Sakın bu işte şike olmasın!?
Yoksa kayıkçı kavgası yapıyorsunuzda bizim mi haberimiz yok!
Vallahi boşuna dememişler;
Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz!..


15 Temmuz 2013

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!
    Yazan
    BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM! Bugün dedi isem 31 Ağustos anlamayın! Hemen kısaca izah edeyim; Benim kimliğimde doğum tarihi olarak '10 Haziran 1949' yazılı. Babam doğduğumdan kim bilir kaç sene sonra nüfus kâğıdımı çıkartmaya gidince,Alucrada‘ki zamanın nüfus memuru kim ise böyle bir tarih yazmış.
    Yazan Çarşamba, 30 Ağustos 2017 23:37 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de