Üye Girişi

Üye Girişi

“NE OYUN BOZMAYA, NE DE TARİH YAZMAYA... HAYDİ MEZAR KAZMAYA!„

23 Haz 2013

Her yer Samsun gibi mi acaba?
Ben 15-20 km şehir dışında oturuyorum...
Arada ihtiyaç doğarsa şehir merkezine gittiğim olur.
Cuma günü şehir merkezine yani Samsun‘a gittim.
Samsun‘da yer-gök, reklam panoları, bina duvarları, altgeçit-üstgeçit giriş ve çıkışları, direkler, kazıklar aynı afişle süslenmiş (Bana göre pislenmiş) telefon mesajları da cabası...
Bu afişlemeninde bir yakışığı olmalı diye geçti aklımdan...
Zira bir şehir ancak bu kadar rezil edilebilir...
Haa.. Şunu da düşündüm “yahu arkadaş bu değirmenin suyu nereden geliyor?„
Ve o meşhur bektaşi fıkrası geldi aklıma!
İçimden dedim ki;
“ Ula olum bu kadar masrafı yapana kadar, Saatane meydanında, iş bekleyen üç-dört amele garibanın ekmeği arasına yüz gıram helva alsaydınız, onlar sizin bütün sülalenizi afişlerlerdi!.„

Şimdi içinizden “çatlatma adamı bu afiş ne afişi onu söyle„ dediğiniz besbelli...
Efendim afiş, Cumartesi günü Tayyip bey gelecekmiş onun afişi yani Akp‘nin afişi...

Niye gelecekmiş Tayyip Efendi?
Gösteri yapmaya!
Ne gösterisi?
Ne olacak, gövde gösterisi...
Peki kime karşı?
Ne bileyim arkadaş... Herhalde, kendi tabirleriyle bir avuç çapulcuya karşı!
Bizim bildiğimiz seçim iklimi dışında iktidardaki parti, gösteri-mösteri yapmaz... İcraat yapar icraat...
Madem böyle nümayiş falan yapıyordular, tencere-tavacıları mı buldular?..
İktidarlarında yaşadığımız bir sürü milli onurumuzu kırıcı meselelerde neredeydiler acaba?
Mesela; başımıza çuval geçirilmesinden tut Reyhanlı yerle yeksan edilene kadar bir sürü kepazelik sayarım.
Demekki yaşanan bunca milli kepazelik tencerenin kulpu, tavanın sapı kadar tesir etmemiş bunlara!...
Sonra da tutup yaptıkları veya yapacakları gösterinin adını Milli İradeye Saygı Mitingi koymazlar mı....
Gelde deli olma.
Anayasa‘dan Türk Milleti Kavramını bile çıkarmaya kalkan zihniyetin,
Türk Bayrağı‘nın adı değişmeli diyenlerden, beni kimin idare ettiği deyil, nasıl idare ettiği önemli diyenlerden savunucusu olan bir zihniyetin,
Diyarbakır‘da Türk Bayrağının tedavülden kaldırılışına seyirci kalan bir zihniyetin...
Milli İradeden bahsetmesi ayıp deyi mi arkadaş?
Buna bizde dense dense Acem Mübalağası denir!
Neyse geçelim.
....
Afiş de entresan geldi bana...
Türkiye‘nin her tarafına aynı afişi mi sıvıyorlar bilmiyorum.
Ben yine de kısaca tarif edeyim.
Envai ölçülerde hazırlanmış afişin, bakınca sağında Tayyip Bey‘in sempatik sandıkları bir resmi...
Sol tarafında da “Yağdı yağmur, çaktı şimşek... Sen de mi şair oldun .... „ dedirtecek cinsten bir tekerlememsi laf...
“ Büyük oyunu bozmaya,
Haydi tarih yazmaya..„

Ben “Büyük oyun„ kavramı ile “Tarih yazma„ kavramının bu denli ayağa düştüğünü
görmedim!

Olmaz böyle şey!

Şeytanın şeytan taşlaması gibi!

Bir-kaç aylık hapiscilik müsameresinden sonra 24 Temmuz 1999'da tahliye olacaksın, 14 Ağustos 2001'de zaten kurucuları arasında olduğun Akp‘nin Genel Başkanı olacaksın, 2002 başında Sam Amca‘yı ziyaret edecek ve orada Türkiye masasına bakan şefler tarafından ağır misafir statüsünde ağırlanacaksın...
Bu küçük oyun!

Dün cami avlusunda bulunmuş çocuk gibi ortaya çıkacaksın!
Bugün iktidar olacaksın....
Bu küçük oyun!

Akp‘nin bir ABD projesi olduğunu sağır sultan bile biliyor herkes yazıp çiziyorsa ve sizinde ciddi anlamda sesiniz çıkmıyorsa...
Bu küçük oyun!

Önce birilerinin cesaret madalyasını alacak sonra ”van minut„ pozlarını bu millete cacık gibi yedireceksin...
Bu küçük oyun!

Sonra Suriye hesapları araya girince Obama‘nın bir işaretiyle özür dilenecek arkasından barışma numaraları...
Hep bunlar küçük oyun!

Rahmetli Erbakan bile Akp‘yi dış güçler kullanıyor diyecek...
Bu bile küçük oyun!

Bırak Rahmetli Erbakan‘ı... Tayyip Efendi kendi ağzıyla Türk baharı 2002 de başlamıştı diyecek...
Canım tabi ki bu da küçük oyun!

Beyefendiyi ikdidar yapanlar hasımlarını da düzenleyecek (dizayn edecek...)
Muhalefetin dişli insanlardan ziyade fişli insanlardan oluşmasını sağlayacak,
Hatta Muhalefet Partilerinin başına Liderden ziyade hilkat garibesi davranışları sergileyen tipler getirilecek...
Bu da küçük oyun!
Daha bir sürü hususu sıralardım eğer adalete lağım suyu karışmasaydı!...

Peki Büyük oyun ne?
Dedim ya kendi ifadeleriyle, bir avuç çapulcu,tencere,tava!
Beyler tapmak için deyilse bile, taşa tutmak için put yapmaya uğraşıyorlar!
Ama argoda bir tabir var...
Yemezler...

Ha sahi, bir de tarih yazacaklarmış...
İnsanın gülesi geliyor...
Tarih yazmayı kuma yazı yazma sanıyorlar herhalde!
Türkiye için yapacağı (o da yapabilirse) Anayasa‘ya Türk yazamayan,
Tarih yazacak öyle mi?
Kökünü beğenmeyen dal, dalını beğenmeyen meyve göğnümeden (olgunlaşmadan) çürür!
Ben Türk‘ün bedduasını alıpta çiçek açan görmedim...
Türk‘e ihanete Türk müsade etse bile Allah müsade etmez göreceksiniz...
.............
Efendim ben bu yazıyı tamamlamadan gösteri yapılmış... Gidenlerden dinledim...
Siz bakmayın malum kanalların usturuplu açılardan kalabalık gösterme çabasına...
Evelki toplananla şimdiki toplananları karşılaştırınca kulağımıza ta bebeğin doğduğu yerden, Vaşington‘dan çan sesleri gelmeye başladı!
Halbuki bunlar müslümanlık adına mangalda kül bırakmayan takım!
Yani kulağımıza çan sesleri değil “sela„ sesleri gelmesi lazım deyil miydi?
Bu işte bir terslik var ama!.. Haydi hayırlısı!...

Mevcut muhalefetle hiç ümitlenme Ozan Arif diyenleri duyar gibiyim...
Vallahi ne diyeyim kim böyle diyorsa haksız da sayılmaz yani...
...............

Lafı fazla uzattık herhalde, hakkınızı helal edin...
Berat Kandilinizi kutlayarak sözü bağlayalım...
Kandiliniz mübarek olsun...
Allah Vatanımıza,Milletimize, Dinimize, Devletimize zeval vermesin efendim...
Amin.


23 Haziran 2013

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de