Üye Girişi

Üye Girişi

İKİ KERE İKİ DÖRT!..

22 Nis 2013


Ne biliyor musunuz...
Hiç meseleyi incelemeden, bilgi sahibi olmadan, işin aslını-astarını anlamadan ahkam kesenler yok mu...
İşte bunlar!

Ya sabır diyorum olmuyor...
Yazmayayım diyorum olmuyor...
Boş ver Arif diyorum yine olmuyor...

Yazınca da niye böyle yazdın?
Şimdi bunları yazmanın sırası mı?
Şimdi bunları söylemenin zamanı mı?
Yok şöyle... Yok böyle... vs.

Hani şu;
Yuvaya dön...
Git partinin kapısına dayan...
Al sazı omuzuna, git felancıdan özür dile...
Yok elini öp...
Yok ayağına kapan...
Ozan‘ım şimdi küsmenin sırası mı?
Ozan‘ım şimdi birlik zamanı...
Ozan‘ım davamıza sahip çıkma zamanı...
Daha böyle bir sürü mesnetsiz beyanlarda bulunan klavye büyüklerimiz yok mu...
İşte bunlar beni hayrete düşürüyor.

Be Arkadaşım;
Ozan Arif nereye gitmişte yuvaya dönecek?
Neden kovulduğumuz yerin, hatta kongresine bile alınmadığımız yerin kapısına dayanayım?
Sanki kapıya dayanılsa hemen içeri alacaklar...
Adamlar kolundan tuttuğunu dışarı atıyor kör müsünüz?
Ne suçumuzu gördünüz de özür dile diyorsunuz?
Yanlışı işaret etmek veya doğruyu söylemek ne zamandan beri suç oldu?
Öpülecek el mi var da, el-ayak öpmemizi istiyorsunuz?
Küsen kim arkadaş?
Kovan kim?..
Kovulan kim?
Ayrılık olsun, yahut ayrıldım diyen mi var?

Bu Ozan Arif, davaya daha başka nasıl sahip çıkacak acaba?..
Uçkuruna sahip çıkamayanlar davaya sahip çıkıyor da, Ozan Arif çıkamıyor öyle mi?

İpin ucunu vermişsiniz puştun eline,
Ozan şöyle... Ozan böyle...
Ayıp be...
..............
Gel görüşelim..„ dediler...
İçimize sinmediği halde,
Geliyoruz tamam..„ dedik...
.........Yola çıktık giderken,
Görüşmekten vaz geçtik... Gelme..„ dediler.

Şu rezilliğe, şu tutarsızlığa bakın!

...................

9 Işığın “Şahsiyetcilik„ maddesini bile ayaklar altına almışız bazı kardeşlerimizi keyfetmek için...
Hal böyle iken yine  bazı arkadaşlarımıza göre hala nefis yapan Ozan Arif...
İnsaf... İnsaf...

Bu mesnetsiz beyanlarda bulunan ülküdaşlarıma sesleniyorum;
Eğer ülkücü iseniz... ( ki ülkücü olduğunuzdan şüphe etmiyorum)
Ozan Arif‘in verdiği mücadelenin sizin de ülkücülük onurunuzu kurtarma mücadelesi olduğunu anlayacaksınız...
Ama korkarım iş işten geçmiş olacak...
Başbuğ‘uma kalmayan dünya,bana kalacak deyilya....

Anlamadığım şu;
Arkadaş hırsızın hiç mi suçu yok, yahu?..

Beni bunları yazmaya adeta mecbur edenler tekrar size sesleniyorum;

Ne düşünürseniz düşünün...
Dediklerimi nereye çekerseniz çekin...
Nasıl mütala ederseniz edin, artık benim için önemli değil...

Seven veya sevmeyen herkese yalvarıyorum!
Siz boş verin Ozan Arif'i, Bahçeli'yi falanı-filanı...
Üç hilali yetim bırakmayın...
Nereye çağrılırsanız oraya koşun...
Bursa'da olduğu gibi... İzmir'de olduğu gibi... Yeri, göğü Ay-Yıldızlı bayrağımızla doldurun...
Fikrinizi ayaklarının altına alanları rezil edin!
Siz de onların korkudan kopan yüreklerini ayaklarınızın altına alın...

Lakin şu gerçeği de kabul edin!

Dağı taşı inim inim inletsek bile...
Oy oranımızı yukarılara çeksek bile...

Milliyetçi Hareket'i Bahçelinin elinden kurtarmadan,
Türkiye'yi Tayyip'in elinden kurtarmak zor... zor... zor...

2 × 2 = 4
Yani iki kere iki, dört...





 

 

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de