Üye Girişi

Üye Girişi
24 Mar 2016

Bir ata sözümüz vardır!
“ Yiğit namıyla anılır..„ der.
Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi,
bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta...
Yapıştığı için yapışmaz!
Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız!
Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi...

O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı...

Meselâ benden beş yaş gençti,
O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak Ülkü-Bir‘in, yani Ülkücü öğretmenler derneğinin şube  başkanıydım...
Ama o benim de Muhsin Başkanımdı...
Zira ben Ülkü-Bir bünyesinden ziyade, Onun Genel başkanlığını yaptığı,
Ülkü Ocaklarının bünyesinde daha çok çalıştım...
Sosyal faliyetlerde geçti 80 öncesindeki nice yıllarım...
Öyle hatıralarımız var ki, yazmaya kalksak içinden çıkmayız herhalde...

21 Mar 2016

Yazmayacaktım...
Ama yazmaya  daha doğrusu iki çift laf etmeye mecbur kaldım...

Bu sayfayı bile bile...
Derdimizin ne olduğunu anlamamazlıktan gelmek bazılarının niyetini ortaya koyuyor.

Sayfamızı idare eden gençler,
Türkiyede Nevruz Kutlamaları altında yapılan kepazeliklere tepki olsun diye 
ve hala Türk yurtlarında kutlanan bir geleneği paylaşalım diye,
sayfada Nevruz'u kutlamışlar...
Vay efendim siz misiniz Nevruz kutlayan!..
Meseleyi anlayan-anlamayan ne kadar varsa ahkâm kesen kesene...
Hal böyle olunca tabi ki (iyi niyetlerle kanaat belirtenleri tenzih ederek) diyeceklerimiz var!

Neymiş...
Nevruz Kutlanmazmış...
Müslümanın iki bayramı varmış gerisi fasa fisoymuş...
Türk‘ün değilmiş, Farslarınmış...
Hatta Mecusilerinmiş...
Falan falan hocaya göre Nevruz‘u Allah yasaklamış...
Yani neler neler...

15 Mar 2016

Bugün burada, resmi internet sitemde, duyurduğum gibi bir sahtekarlık sonucu Facebook yetkililerini yanıltarak facebook.com/OzanArifTR adresi altında ulaşılabilen Ozan Arif Sayfası dün gece Türkiye saati ile saat 22:00h 'den itibaren yetkimiz dışında bırakılarak birileri tarafından sahiplenmek istenmiştir.

Duyurumuzu gören ve duyarlı davranan Facebook yetkililerinin bizimle irtibata geçmesi sonucu an itibariyle sayfa tekrar benim denetimim altında bulunmaktadır.

15 Mar 2016

Dün akşam Türkiye saati ile saat 22 civarından beri Ozan Arif Sayfası olarak bilinen,
bana gönül bağı olan gençlerin kurduğu, benim denetimimde olan
ve yönetiminde oğlumun da olduğu, Facebook.com/OzanArifTR adresi altında yayın yapan Facebook Hayran Sayfası üzerine her türlü yetkiyi kaybettik!

Bu basit bir şifre çalma ve sayfaya el koyma olayı değil.

Sayfada kapsamlı yönetici yetkisi olan 2 kişi vardı ve gerek şifreler, gerekse diğer güvenlik ayarları had safhadaydı.

Sayfaya el konulduğu anda bütün eski paylaşımlarımız kaldırıldı.

Beğeni sayısı 975'in üstündeyken anında 0 'a indirildi.

Sonra belli ki veritabanından bütün kullanıcılar tekrar yüklendi.

04 Mar 2016

Şu Mübarek Cuma'nın ilk saatlerinde,
Hz. Mevlana düştü aklıma...
Hani diyor ya;
"Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol..."
Yani riyayı bırak diyor riyayı...

Hatta sadece Mevlana değil,
yerli, yabancı bir yığın insan bu konunun üstünde durmuş...
Kimileri şimdi gavur der, beğenmez ama...
"William Shakespeare" bile ne demiş biliyor musunuz?
Demiş ki;
"Allah size bir yüz vermiş, siz kendinize bir tane daha yapıyorsunuz.."

03 Mar 2016

Tabiii...
Birilerine göre yazmamalıyım!
Davaya zarar veriyorum...
Bu zarar nasıl zarar sa onlar hiç vermiyor, hep ben veriyorum...
Hep ev sahibi suçlu... Hırsızda suç aramak ayıp...
Peşinden malum laflar;

"Kol kırılsın yen içinde,
Gemi batsın ben içinde!.." Oh ne ala memleket!..

Yeter ki ses çıkarma, yeter ki birilerinin tabuları, putları yıkılmasın!
Rezil eden razııı... Rezil edilen razı,
Sana ne Oluyor Ozan Arif?

02 Mar 2016

Bir ülkücü olarak geldiğim gurbette,
adım adım dolandım...
Nerede bu milletin evlatları var oraya gittim...
Vatanıma gidemediğim yıllarda onlar benim Vatanımdı,
dolayısıyla ben de onlara gittim...
Proğramlar yaptım, sohbetler ettim...

28 Şub 2016

Bu habere yorum bile yapmayı lüzumsuz görüyorum.
Haberi "Haber11.net" ten aldım.
Olay Bilecik'te oluyor..
Buyurun ister ordan okuyun, ister burdan...

Bana "Ölmez bu hareket, ölmez bu dava.." dedirten,
İşte böyle...
Veya bunun gibi yürekler...
..................
Haber şu;
Dedim ya buyurun okuyun...

25 Şub 2016

Tam oturdum, dünkü Ümit Özdağ, Özcan Yeniçeri
ve Yusuf Hallaçoğlu'nun birlikte yaptığı basın toplantısını değerlendirecektim...

Oğlum Mehmet Alp aradı!
- "Baba bir ülküdaşımız sizinle ilgili bir şiirli poster hazırlamış ve bir de bir yazı yazmış sana ileteyim de bir oku.." dedi...

İletti ve okudum...
Size de okutacağım ama önce şu diyeceklerimi dinleyin...

24 Şub 2016

Hiç kimse aşağıdaki fotoğraflara bakmadan bu yazıyı okumasın...
Ancak bakarak okursanız yüreğimdeki fırtınayı anlarsınız...

Hiç kimseye bir garezim yok.
Garezim yok ama enayi de değilim!

Yani yeni mi anladınız bunların soysuz, vatan haini olduklarını?..
Siz kime neyi yutturuyorsunuz beyler...
Yesinler o pozlarınızı...

21 Şub 2016

Bunlar zalim...
Bunlar zalim ama, zalimliklerinin kaynağı Bolu Beyi'ninki gibi güçlerinden kaynaklanmıyor!
Bunlar zavallı zalimler!
Bunların zalimlikleri zayıflıklarından, acizliklerinden kaynaklanıyor!
Bitmişliklerinden kaynaklanıyor...
Kişiliklerini kartvizitleriyle ispatlamaya çalışan şerefsizler gibi,
güçlerini (şimdilik) ellerinde bulundurdukları mühürle veya
(şu an itibarıyla gaspçısı durumunda bulundukları) makamlarıyla ispatlamaya çalışıyorlar!
Kurultay talebi olunca tüzüğe başlarını çevirip,
Ülkücü iradeye mahkeme yolunu gösterenler, işlerine gelince tüzüğü nasıl kendilerine kalkan ettiklerini herkes görsün...
Bunlar Ülkücülerin edebini zorlarcasına edepsizlik yapıyorlar!

20 Şub 2016

Başka sayfalarda yazılmış...
Ben bilinen bir hususu yazmayayım dedim!
Ama dayanamadım...
Sevindim...
Mutlu oldum...
Ve bu mutluluğumu sizinle paylaşmak istedim!..

İşte bu!
İşte bu kardeşim; Ülkücülük bu... Ülküdaşlık bu!..

O, yani Şehidimiz İbrahim Küçük,
Soydaşlarım, gardaşlarım hatta cümle Ümmet-i Muhammet darda demiş...
Suriye'ye, Türkmendağı'na geçmiş oradaki soydaşlarıyla omuz omuza Allah rızası için vuruşarak...
Allahuekber nidalarıyla şehadet şerbetini içerek,

19 Şub 2016

Yarın Cuma!
Güya düşünüyordum ki; yarın dostların yine Cumasını tebrik edici bir yazı yazayım...
Hadi yaz ne yazacaksa Ozan Arif!...
Böyle bir ortamda ne yazacaksan yaz!..

Ben demiyorum...
Üstekiler, altdakiler, idare edenler, idare edilenler, iktidar, muhalefet hepsinin ağzında aynı tarif...
" Memleket kan gölü!.."

Hayır öyle değil tam aksine
" güllük-gülistanlık " diyen yüksek zekalı(!) bağnazlar da çıkabilir.
Çıkarsa şaşmam!
Alıştık çünkü...

Ama tesbit doğru; Memleket hakikaten kan gölü...
Her taraf kan, her tarafta patlama, gömülü bombalar, yürüyen hatta motorize bombalar...

17 Şub 2016

Evet evet dağılmış!...
Ne dağılmış?
"Yeni Anayasa Yapma Komisyonu" dağılmış...
Neden dağılmış?
"Başkanlık sistemi" yüzünden dağılmış!

Biri demiş "Başkanlık sistemi" şart!
Biri de demiş ki olmaaaz... "Başkanlık sistemi" varsa biz yokuz!

14 Şub 2016

Aaaa... Tüh!..
Nasıl da bilemedim...
Nasıl da unutmuşum dostlar...
Televizyon seyrederken farkettim,
meğer bugün sevgililer günüymüşte haberim yok!..

10 Şub 2016

Allah var benim hiç hemşericilik gibi bir hastalığım olmadı...
Ölçüm; bir insanın öz değerlerine saygı duyması veya duymamasıdır...
Duyanı severim, duymayanı sevmem...
Tabi ki aynı toprağın çocukları olmamız hasabiyle hemşehrilerimi de severim.
Ama bu sevgiyi asla hastalık boyutuna taşımam.

Bunları bir hemşerimin bana gönderdiği fotoğrafı yayına vereceğim için yazıyorum...
Hemşericilik yapıyor demeyin diye yazıyorum...
Ama yine de derseniz, artık siz bilirsiniz!

09 Şub 2016

Bu gün salı!
Beyefendi konuşacak dediler...
Ve konuştu...

Üzüldüm...
Allah, bir an önce şifasını versin...
Çok isterdim size maşallah dipçik gibi ayakta demeyi...
Ama maalesef diyemiyorum!

Gördük işte!
Garibimin ayakta duracak mecali bile yok belli ki!
Nerdeyse koltuklarına girilerek geldiği, koltukta oturarak konuştu...
Konuştu ama işte öyle!
Dedim ya inşallah bir an önce hem bedenen,
hem de psikolojik olarak sıhhatine kavuşur...

07 Şub 2016

BATTIKÇA BATIYORLAR!..

Yahu hayret arkadaş!..
Siz de dinlediniz mi haberleri?
MHP'nin mevcut yönetiminden biri çıkmış,
543 adet noter tasdikli delege dilekçesiyle birlikte tüzük kurultayı talebinde bulunan muhalefeti suçluyor...

Hem de neden suçluyor biliyor musunuz?

06 Şub 2016

"En büyük hata, hatada ısrardır..."

Kim söylediyse o kadar doğru söylemiş ki, helal olsun diyorum.
Çünkü bakıyorum da;
Adam hem suçlu, hem günahkar, hem de küstah!..
Hatalı olduğunu bile bile hatasından dönme yerine, hatayı haklı gösterecek uyduruk sebepler peşinde...
Hatta bu haksızlığını haklı çıkartacak, mahkeme-hakim peşinde!...

Yahu inanın bekliyorum ki bir keresinde de yanıltsın beni!
Belki son anda bir olumlu adım atar da,
beni söylediklerime nadim eder diye umut ediyorum!

04 Şub 2016

"Bir mıh bir nal kurtarır...
Bir nal bir at kurtarır...
Bir at bir komutan... Bir komutan bir ordu....
Ve bir ordu da, bir vatan kurtarır..." diye,
güzel bir ata sözümüz vardır...

Memleketimizdeki gerilmeyi, birbirimize tahammülsüzlüğü ve neticesi olarak da sosyal parçalanmamızı endişeyle izlerken, bu atasözü bazen tersinden de düşünülmeli diye geçti aklımdan!

Mesela;
Ne hususta olursa olsun...

Arif'çe

  • NAMIYLA ANILAN YİĞİT, MUHSİN BAŞKAN!..
    Yazan
    Bir ata sözümüz vardır! “ Yiğit namıyla anılır..„ der. Aynen ata sözümüzde de belirtildiği gibi, bazı unvanlar bazı kişiliklere yapışır kalır adeta... Yapıştığı için yapışmaz! Yakıştığı için yapışır ve onları birbirinden koparamazsınız! Tıpkı Muhsin Başkan‘da olduğu gibi... O ülkücü gönüllerin Muhsin Başkanıydı... Meselâ benden beş yaş gençti, O Ankarada Ülkü Ocakları Genel Başkanı, ben ise Samsunda genç bir öğretmen olarak…
    Yazan Perşembe, 24 Mart 2016 21:12 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de